Back

ⓘ Türk dilleri



                                               

Eda (isim)

Eda, birden fazla bölgede bağımsız olarak ortaya çıkan bir isimdir. Eda Türkiyede popüler bir kadın adıdır. Ayrıca Eski Iskandinav dili ve Eski Ingilizcede "zenginlik mücadelesi" anlamına gelir). Eda, Iskandinav mitolojisinde zamanın ve zenginliğin Koruyucusu olan bir tanrıçaydı. Eda ve Edda, Fasizmin çöküsünden önce Italyada popülerdi, çünkü Mussolininin kızının adı Edda idi.

                                               

Türkiye ve Holokost

Türkiye, Holokost döneminde Nazi Almanyası ile güçlü diplomatik iliskilerini sürdürmesine rağmen, 2. Dünya Savası sırasında tarafsız kaldı. Savas sırasında Türkiye, yurt dısında yasayan 3.000 ila 5.000 Yahudiyi vatandaslıktan çıkardı; 2.200 ve 2.500 Türk Yahudi, Auschwitz ve Sobibor gibi imha kamplarına sürüldü ve birkaç yüz Nazi toplama kamplarında hapsedildi. Nazi Almanyası tarafsız ülkeleri Yahudi vatandaslarını geri göndermeye tesvik ettiğinde Türk diplomatlar, Türk vatandaslıklarını kanıtlasalar bile Yahudileri ülkelerine geri göndermekten kaçınmaları için talimatlar aldı. Türkiye ayn ...

                                               

Kırgızistan-Türkiye iliskileri

Kırgızistan-Türkiye iliskileri, Kırgızistanın, SSCBden ayrılıp bağımsızlığını ilan etmesi ve Türkiyenin, Kırgızistanı tanıyan ilk devlet olması ile 16 Aralık 1991de baslamıstır. Iki ülke arasında 29 Ocak 1992de diplomatik iliskiler gelismeye baslamıstır. 1992 yılı içerisinde iki ülke de baskentlerinde Büyükelçilik açmıstır. Türkiye Büyükelçiliği, Biskekte, Kırgızistan Büyükelçiliği ise Ankarada açılmıstır. Kırgızistan 7 bağımsız Türk devletinden biridir.

                                               

Ürdündeki Türkler

Ürdündeki Türkler, veya Ürdün Türkleri olarak da bilinir, Ürdünde yasayan Türk kökenli insanlardır. Bu insanlar, Osmanlı Imparatorluğunun yönetiminden bu yana Ürdünde basarılı bir varlığa sahipler. Bugün ülkede Osmanlı-Türk göçmenlerin torunları olan yaklasık 60.000 kisilik bir azınlık vardır. Buna ek olarak, Ürdüne yeni göç eden 8.262 Türk vatandası da bulunmaktadır.

                                               

Malavi-Türkiye iliskileri

Malavi-Türkiye iliskileri, Malavi ve Türkiye arasındaki ikili iliskilerdir. Zambiyanın Lusaka kentindeki Türk büyükelçiliği Malaviye akreditedir. Aynı zamanda Almanyanın Berlin kentindeki Malavi büyükelçiliği de Türkiyeye akreditedir. Yakın zamanda Türkiye, Lilongwede büyükelçilik açmayı planlıyor.

                                               

Hikmet Dizdaroğlu

Hikmet Dizdaroğlu, Türk yazar, edebiyat arastırmacısı ve dilbilimci. Erzurum Öğretmen Okulunu ve Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü bitirdi. Çesitli illerde Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. Müdürlük, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Dairesinde raportörlük, Gazi Eğitim Enstitüsünde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği, Türk Dil Kurumunda Terim Kolu baskanlığı görevlerinde bulundu. Çesitli dergilerde inceleme, tanıtma, elestiri türlerinde yazılar yazdı.

Türk dilleri
                                     

ⓘ Türk dilleri

Türk dilleri, Doğu Avrupadan Sibirya ve Çinin batısına dek uzanan bir alana yayılmıs ve içerisinde 35 yasayan dil barındıran dil ailesi. Toplamda yaklasık 180 ile 200 milyon kisi tarafından konusulan Türk dillerinin en çok konusulan üyesi Türkçe olup, tüm Türk dili konusurlarının %40ı bu dili konusmaktadır. Bu dili Azerice, Özbekçe, Uygurca, Kazakça, Türkmence ve Tatarca takip etmektedir.

Tüm Türk dilleri Ana Türkçe adı verilen varsayımsal proto dilden türemistir. Aile kendi içerisinde Oğuz, Kıpçak, Karluk ve Sibirya kollarını kapsayan Saz öbeği ile Ogur öbeği olmak üzere ayrılır.

Türk dillerini diğer dil ailelerinden farklı kılan önemli bir özelliği, konusucularının uzun süre göçebe olarak yasamıslığı ve buna bağlı olarak bu dillerin sürekli birbirlerinden etkilenmis olmalarıdır. Türk dilleri çok sayıda aynı anlamda kullanılan ortak sözcüklere sahip olmalarının yanı sıra tümce yapıları da hep aynı kalır. Çağdas Türk yazı dilleri veya Türk dilinin kolları gibi adlandırıldıklarına da rastlanır. Bakınız: "Dil" ve "Lehçe" tartısması

                                     

1. Tarih

Yüzyıllar boyunca Türk dilleri konusan halklar özellikle Fars, Slav ve Moğol gibi farklı toplumlarla birçok alanda etkilesimde bulunmuslardır. Genis bir tarihe yayılan bu etkilesim sürecinden Türk dilleri de önemli oranda etkilenmis, benzer sekilde de diğer dilleri etkilemislerdir. Bu yüzden Türk dilleri kümesi ve içindeki dillerin tarihi gelisimleri kimi yönlerden belirsizlestirmis, bu yüzden Türk dillerinin sınıflandırılmasının birden fazla sistemi olusmustur. Günümüzde en genel kabul görmüs sınıflandırma sistemi Samoyloviçin genetik sınıflandırması olmakla birlikte ayrıntılarda tartısmalar sürmektedir.

Çivi yazılı Sümerce tabletlerdeki alıntı kelimeler seklinde bilinen ilk örneklerine rastlanan Türk dili, coğrafya olarak Moğolistan ve Çin içlerinden Avrupa’nın ortalarına, Sibirya’dan Hindistan ve Kuzey Afrika sahasına kadar yayılmıs olan Türk dilinin tarihidir. Günümüzde Asya ve Avrupa kıtalarında konusulan ve yazılan Türk yazı dilleri ve bunların ağızlarının tarihî süreçlerini kapsar.

19’uncu yüzyıl sonlarına doğru yoğunluk kazanan arastırmalarla Altay dilleri olarak adlandırılan Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Kore dilleri ile Fin-Ugor dilleri olarak anılan Fin, Macar ve Samoyed dillerinin Ural-Altay adında bir dil ailesi olusturduğu düsüncesi, yeryüzünde genel kabul görmüs bir kuramdı. Ancak, 20’nci yüzyılın ikinci yarısından beri yürütülen dil bilimi arastırmalarıyla Ural ve Altay dillerinin bir dil ailesi olusturamayacağı düsüncesi yaygınlasmaya basladı. Fin, Macar ve Samoyed dilleri ile Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Kore dilleri arasında benzerlikler bulunuyordu ama bu benzerlikler bir dil ailesi olusturmaya yetecek ölçüde bir kaynak dilden miras kalan ortak dil ögesi içermiyordu.

Altay dil ailesi hipotezi için gösterilen kanıtların modern dil bilimsel standartları karsılamaması ve Türk ile Moğol dillerinin zaman içinde ayrısmak yerine yakınlastığını gösteren bulgular, 1950lerden bu yana Altay ailesinin dil bilimciler tarafından genel kabul görmemesine yol açtı. Günümüzde Türk dilleri kendi basına bir dil ailesi olarak kabul edilmektedir.

Türk yazı dilinin tarihi VII ve VIII. yüzyıllarda Orhun vadisinde dikilmis olan yazıtlarla baslar. Gerek Orhun Yazıtları’nda kullanılmıs olan gelismis ve islek dil gerekse komsu ülke kaynaklarında yer alan bilgiler, Türk yazı dilinin baslangıcının çok daha eskiye gittiğini gösterir. Yakın dönemde bulunan yeni yazıtların okunması Türk yazı dilinin tarihini daha da gerilere götürmemizi sağlayacaktır. Çin yıllıklarındaki bir Hun ağıtına ait iki dize ile birkaç kelime MS 4’üncü yüzyıl Türkçesi hakkında fikir vermektedir. Ancak, edebi metin niteliğindeki ilk büyük metinler Tonyukuk 725, Bilge Kağan 731 ve Köl Tigin 732 adına dikilmis olan Göktürk Yazıtları’dır. Türk dilinin ilk sözlüğü ve dil bilgisi kitabı Divanü Lugati’t-Türk ise 1072 yılında Kâsgarlı Mahmut tarafından yazılmıstır. Yaklasık 9 bin sözü içeren eser, yalnızca bir sözlük, yalnızca bir dil bilgisi kitabı değil, aynı zamanda Türk yazı dilinin ve ağızlarının ele alındığı, kültür değerlerinin kayda geçirildiği abidevi folklorik bir kaynaktır. Kâsgarlı Mahmut; Karahanlı, Uygur, Oğuz, Kıpçak, Kırgız ve diğer akraba topluluklarının söz varlığını bir araya getirerek hazırladığı eserine Divanu Lugatit-Türk adını vermistir. Kâsgarlı Mahmut’un yirmiyi askın yazı dilini ve ağzını Türk adı altında toplaması, bilimlik bir gerçekliği ortaya koymaktadır. Büyük ölçüde ortak dil ögelerine dayanan bu yazı dilleri ve ağızlar, zaman içerisinde kendi iç gelismelerini sürdürerek bugün yazı dilleri ve resmî diller hâline gelmislerdir.

                                     

2. Coğrafî dağılım

Türk dilleri, Doğu ve Güneydoğu Avrupa, Batı, Orta ve Kuzey Asya gibi büyük bir coğrafyaya dağılmıstır. Bu bölge Balkanlardan Çine, Irandan Kuzey Denizine kadar uzanır. Asyanın yaklasık otuz ülkesinde en az bir Türk dili, sözünü etmeye değer yaygınlıkta konusulur. Bunun yanında Almanyanın yaklasık %1.8i Türkçe konusabilmektedir.

Alman asıllı Rus Türkolog W. Radloffun dünya dilleri arasında Türk dili kadar genis bir alana yayılmıs baska bir dil daha bulunmadığını söylediği belirtilmektedir.

19’uncu yüzyılda Türkolog Á. H. Vámbéry, Türk dilinin yayılma alanının genisliğini yaptığı gezi sırasında görmüs ve Balkanlardan Mançurya’ya kadar yolculuk yapacak bir kisinin Türk dilini bilmesi durumunda bu yolculuğunu en kolay bir biçimde yapabileceğini; zira bu topraklarda en geçerli dilin Türk dili olduğunu söylemisti. Bugün bu alan daha da genislemistir. Özellikle 1960’lı yıllardan itibaren çalısmak ve okumak basta olmak üzere çesitli nedenlerle sanayilesmis Avrupa ülkelerine Türklerin göçmesi sonucunda Türk dilinin yayılma alanı Balkanları da asarak Atlas Okyanusu kıyılarına ulasmıstır.

Türk dili, yoğunluğu Orta Asya ve Orta Doğu’da bulunan ve en azından son bin yıldır yerlesik halklar hâlinde olan; Türkiye Cumhuriyeti, eski Sovyetler Birliği’nden bağımsızlasmıs Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan gibi Türk cumhuriyetleri, Balkan ülkeleri, Rusya, Iran, Irak, Afganistan, Çin gibi devletler içinde konusma dili veya yazı dili olarak yasayan yirmi yazı dili koluna ayrılmaktadır.

Orta Çağ ile Yeni Çağı Osmanlı Imparatorluğu ve Altın Ordu Devleti gibi büyük coğrafyalara yayılan siyasi birlikler içinde yasayan bu Türk toplulukları, 20’nci yüzyıl ilk çeyreğine kadar etkili olan klasik yazı dilleri Osmanlıca ve Çağataycanın birlestirici karakteriyle güçlü bir yazılı edebiyat ve millî bir halk edebiyatı gelistirmistir. Dil mirasının çok büyük bir kısmını olusturan sözler, atasözleri, deyimler ve temel kavramlar bu Türk topluluklarının dillerinde ortaktır.

Türk dilinin bu ortak ve bütünlestirici özelliği, konusma dillerindeki, ağızlardaki farklılıklarına karsın yazılı çesitli lehçeleri, farklı konusma dilleri bulunan Arapçanın, Çincenin veya Hintçenin durumu ile benzerlik göstermektedir. Bu dillerin içinde alt diller olarak gelisen birçok farklı ağza karsın tek bir dilin olması gibi, Türkçe de Sovyetler Birliği’nin özel siyasi sartları altında farkları yapay olarak artırılmıs yazı dillerine ayrılmıstır. Bu yazı dilleri Türkçe, Azerice, Türkmence, Özbekçe, Kazakça, Kırgızca, Tatarca, Baskurtça, Uygurça, Gagavuzca, Karakalpakça, Kumukça, Karaçay-Balkarca, Nogayca, Hakasça, Altayca, Tuvaca, Çuvasça ve Yakutçadır.

Öte yandan büyük çoğunluğu Türkiye Cumhuriyeti vatandası olan ve Avrupa Birliği ülkelerine yerlesen yaklasık 6 milyon Türk kökenli birey bulunmaktadır. Avrupa Birliği üyesi olmayan bazı Avrupa ülkelerinde de önemli ölçüde Türk nüfusu bulunmaktadır. Bu nüfusun önemli bir kısmı, yasadığı ülkenin vatandasıdır. Ayrıca Avrupa Birliği’nin yeni üyelerinden Romanya’da, özellikle de Bulgaristan’da bu ülkelerin vatandası olarak çok sayıda Türk yasamaktadır. Makedonya, Kosova gibi diğer ülkelerdeki yerlesik Türklerle birlikte bütün Avrupa kıtasındaki Türk nüfusun 7 milyonu astığı düsünülmektedir. Avrupa’daki bu nüfusun tamamının dili Türkçedir. Bu ülkelerde Türkler tarafından yayımlanan gazeteler, dergiler, kitle iletisim araçları Türkçeyi kullanmaktadır.

Çesitli devirlerde Arabistan yarımadasındaki ve Kuzey Afrika’daki ülkelere; Güney ve Kuzey Amerika kıtasında basta ABD olmak üzere çesitli ülkelere ve Avustralya’ya yerlesen konusurları sayesinde, bugün Türk dili dünyanın dört bir kösesinde yasayan, konusulan, kullanılan dil konumuna ulasmıstır. Uydudan yapılan radyo ve televizyon yayınları, ağ evresinde yayıncılık, yurt dısında da yayımlanan gazetelerimiz ve dergilerimiz, öğretim kurumları ve kurslar aracılığıyla bugün Türk dili yeryüzünde etkin bir biçimde islevini sürdüren dil konumuna ulasmıstır.

Bugünün dünya siyasi haritasına bakıldığında farklı yönetimler altında ama sınırdas ülkelerde yasayan ve birbirine çok benzer dilleri konusan Türk soylu halkların dil benzerliğinin yanı sıra çok büyük ölçüde kültür benzerlikleri gösterdiği bilinen bir gerçektir. Anadolu’daki bir halk türküsü Balkanlarda, Orta Doğu’da, Kafkaslarda hatta Orta Asya’da bilinmekte, dinlenmekte ve söylenmektedir. Türk mutfağının sevilen yemeği mantı, boyutları ve adı değisse de Sibirya’dan Çin’e, Orta Asya’dan Anadolu’ya ortak özellikler gösterir. Nasrettin Hoca’nın ünü ve fıkraları Türk soylu halklar arasında yayıldığı gibi, aynı topraklarda komsu uluslararasında da yaygınlasmıstır. Ancak Türk dili konusurları arasında en dikkat çekici benzerlik söz varlığında ve biçim özelliklerinde kendisini göstermektedir.

Dünya da birçok ülkede bağımsız olarak yürütülen akademik Türkoloji çalısmalarının sonuçlarına göre, bu Türk yazı dilleri, sözlük bilimi ölçeklerine göre sıralanan söz varlığı verilerine göre birbirinin ses dengi hâlindeki sözlere sahiptir. Hiçbiri yabancı dillerden alıntı olmayan temel söz varlığı sayesinde Türk toplulukları araya bir baska iletisim aracı koymadan kendi dilleri aracılığıyla birbirleriyle anlasabilmektedir.

Bütün bu yazı dillerinde ve lehçelerde sayı adları, zamirler, fiiller ortaktır. Atlas Okyanusu kıyılarından Çin’in içlerine kadar uzanan topraklarda 220 milyon insan bir, iki, üç, dört/tört, bes, altı, yedi/yeddi/ceti, sekiz, dokuz/tokuz, on diyerek saymaktadır. Birkaç sayı adındaki küçük ses değisikliği dısında bütün sayı adları tam bir ortaklık gösterir. Lehçeler arasındaki bu ses farklılıkları genel farklılıklardır ve düzenli olarak diğer sözlerde de görülürler.

Türk dillerinde fiillerde de büyük ölçüde ortaklık olduğu bilinmektedir. Varolan örneklerin yanı sıra, Türk yazı dillerinin sözleri, birbirinden kimileyin tek bir sesin değiskenliği ile ayrılmaktadır. Türk dilinin bu kollarının bağımsız sınırlara sahip ülkelerde yazı dilleri olarak kullanılması, onları birbirinden bağımsız olmayan diller halinde kabul etmemize imkân verir.

Bu dillerin söz dizimi de aynı yapılık özelliği göstermektedir. Tamlamada tamlayan daima tamlanandan önce gelmektedir. Cümlede ögelerin dizilisi de:

özne + tümleçler + yüklem

biçimindedir. Gagavuzca ve Karayca gibi az sayıda lehçe dısında bütün Türk dillerinde söz dizimi benzerliği kendini göstermektedir.

                                     

3. Sınıflandırma

Ağızlar, yazı dilinin bozulmus bir sekli değil, onun yanında, fakat ondan bağımsız olarak yasayan ve nesiller boyu devam edegelen dil değerleridir. " Bugün Anadolu’nun birçok yer, köy, oba, dağ, ırmak ve saire adları, Türk boy, uruğ ve soylarına izafe edildiklerinden bu eski Türk hatıralarını muhafaza ettikleri gibi, eski gelenek ve görenekler de silinip ortadan kalkmamıstır. Hele sive ve ağız malzemesi bakımından, Türk kabilelerin, Türk uruğlarının ve sairenin, Türk dili tarihinde unutulmaz hizmetleri vardır.

                                     

3.1. Sınıflandırma Sınıflandırma sorunları

Dillerin benzerliğinden ve tarihte birbirlerinden çok etkilesmis olmalarından dolayı, Türk dil grubunun sınıflandırılması kolay değildir. Ayrıca Türk halklarının geçmisteki göçebe yasam tarzı coğrafi sınırlar çizilmesini de zorlastırır. Bu yüzden farklı sınıflandırmalara rastlamak mümkündür. Çoğu, Rus dil bilimcisi Aleksandr Samoyloviçin 1922de yaptığı sınıflandırmanın üzerine kurulmustur. Dil ailelerindeki sınıflandırmaların genellikle genetik bilgilere dayanarak yapılmasına rağmen, Türk dil grubunda coğrafi dağılım daha büyük rol oynamaktadır.

                                     

3.2. Sınıflandırma Çuvasçanın ayrımı

Çuvasça, çoktan ölmüs eski Ön Bulgar dili ile birlikte diğer Türk dillerine daha uzak kalan Bolgarca dalını olusturur. Bazı bilimciler, diğer Türk dillerinden farklı olduğu için Çuvas dilini gerçek Türk dili olarak tanımazlar. Bu büyük farkın, diğer Türk dillerinden daha erken ayrılmasından kaynaklanmıs olup olmayacağı sorusu henüz yanıtlanamamıstır. Bu farklardan birisi diğer Türk dillerinde sonu /-z/ ile biten sözcüklerin /-r/ ile bitmesidir:

Çuvasca "tahar", ama Nogayca "togiz" – "dokuz" Çuvasca "kör", ama Türkçe "köz"

Çuvasça, Rusyanın Avrupa tarafında, Moskovanın doğusunda Çuvasistanda 1 milyon kisi tarafından konusulur. Baskurtistan ve Tataristandaki konusucuları ile birlikte toplam 1.8 milyon konusanı vardır. Çuvaslar Hıristiyan-Ortodokstur ve Kiril alfabesini kullanırlar, Çuvasça dergiler, gazeteler, radyo ve TV programları vardır. Kendilerini kültürel ve tarihsel olarak Idil Bulgarlarının torunları olarak görürler.



                                     

3.3. Sınıflandırma Halaçcanın ayrımı

Diğer Türk dillerinden uzak kalan Halaç dilidir. Dil bilimcisi Gerhard Doerferin görüsüne göre Halaç, Türk dillerinin Argu grubunun son üyesidir. Türkî-i Kadimden çok erken ayrılmıs ve 13. yüzyılda Iranda, etrafı Farsça konusanlarla çevrili kalmıstır. Yani ETHNOLOGUE 2005te iddia edildiği gibi, Azerice ile yakın akrabalığı yoktur. Halaç bugün 40.000 kisi tarafından Iranın Kom ve Akar illerinde konusulur ve Irandaki Türk dilleri arasında en ilginçlerindendir. Diğer dillerden ayrı kalması ve Farsçadan etkilenmesine rağmen ana dilden parçalar korumustur. Ancak sesi Farsçaya benzer.

                                     

3.4. Sınıflandırma Öteki ayrımlar

Türkî dillerin öteki dört grubu günümüzdeki coğrafi dağılımlarına göre değil, eski kavimlerin dağılımına göre sınıflandırılmıstır. Böylece;

  • Uygurca: Güneydoğu Türk dili
  • Kıpçakça: Kuzeybatı Türk dili
  • Oğuzca: Güneybatı Türk dili
  • Sibirya Türk dili diye ayrılırlar.

Yakutça ve Dolganca da uzun süre ayrı kalmalarından dolayı diğer Türk dillerinden farklıdır. Bu diller zamanla daha çok Tunguz ve Moğol dillerine yaklasmıslardır, diğer dillerdeki Arapça ve Farsça sözcükler bunlarda bulunmaz.

Müslüman Türk halklarının dillerinin benzemesinde, Islama geçisle birlikte Arapça ve Farsçadan etkilenmis olmalarının da payı vardır. Eski Sovyetler Birliğinde yasayanlar Rusçadan da etkilenmislerdir.

Özellikle Tanzimat döneminden sonra Türkçe, Fransızcadan pek çok terim almıstır. Bunların yanında son dönemde Ingilizceden de Türkçeye pek çok sözcük girmistir; ancak Cumhuriyetin kurulmasından sonra Atatürk tarafından TDKnin kurulmasıyla birlikte Türkçede öze dönüs süreci baslamıstır.



                                     

3.5. Sınıflandırma Modern dil bilimindeki sınıflandırma

En son verilere göre Türkî dil grubunun sınıflandırması su sekilde yapılır konusucu sayıları 2006 yılına göre verilmistir:

Ana Türkî dil

  • Ogurca ya da Bolgarca
  • Bolgarca ölü, Çuvasça 1.8 milyon, Hunca ölü, Avarca ölü
  • Türkî-i Kadim Genel isim olarak kullanımı
  • Kuzey: Tatarca 7.8-8.8 milyon, Baskurtça 2.2 milyon
  • Kıpçakça Kuzeybatı Türk
  • Batı: Kırım-Tatarcası 500.000, Kumıkça 280.000, Karaçay-Balkarca 250.000, Karaimce ölmek üzere, Kumanca ölü
  • Güney: Kazakça 14-16 milyon, Kırgızca 5.2 milyon, Karakalpakça 400.000, Nogayca 70.000, Sıbırca 200.000
  • Doğu: Türkmence 6.8-8.5 milyon, Horasan Türkçesi 400.000?
  • Salar: Salarca 60.000
  • Güney: Kasgayca 1.5 milyon, Afsarca 300.000, Aynallu dili 7.000, Sonkori?
  • Batı: Türkçe 77 milyon, ikinci dil olarak konusanlarla 83 milyon, Azerice 35-40 milyon, Gagavuzca 400.000
  • Oğuzca Güney-Batı Türkî
  • Ana Türkçe ölü
  • Doğu
  • Uygurca 20-25 milyon
  • Ayni dili Ainu 7.000
  • Ili Türk dili 100
  • Yugurca Batı Yugur 5.000
  • Çagatay Çagatayca ölü
  • Uygurca 20-25 milyon Güneydoğu Türkçe
  • Batı: Özbekçe 28 milyon
  • Sibirce Kuzeydoğu Türk
  • Yakutça 456.000, Dolganca 5000
  • Kuzey
  • Güney
  • Sayan Tuvaca 200.000, Tofaca ölü
  • Yeniseyce Hakasça 65.000, Sorca 10.000
  • Çulim Çulimce 500
  • Altayca 75.000
  • Halaçça Kalayca 42.000
  • Argu
                                     

3.6. Sınıflandırma Sınıflandırmanın kriterleri

Üstteki sınıflandırmada coğrafi dağılımın yanı sıra geleneksel dil biliminin kriterleri de dikkate alınmıstır:

  • Ogur dil grubundaki /-r/ yerine /-z/ kullanılması, bu dil grubunu diğerlerinden ayırır.
  • Sibirya-Türkî dillerini diğerlerinden farkına bir örnek: Tuvaca "adak", Yakutça "atah" diğerlerinde ise "ayak" denir. Yalnızca Halaç dilinde "hadak" denir.
  • Sonekin sonuna eklenen /G/ güneydoğu Türkî grubunu kuzeybatı grubundan ayırır: Uygurca "taglik" ama Tatarca "tawlı" – dağlık.
  • Oğuz dil grubu diğerlerinden sonek baslatan /G/nin eksik olmasıyla ayrılır. Örnek: "kalan" kalmak, diğer Türkî dillerinde "kalGan"; "bulanmak", diğerlerinde "bulGanmak".
                                     

4. Demografi

Dillerin nüfus sıralaması ana dili birinci dil, ikinci dil, yabancı dil konusurları bakımından birkaç ölçüt göz önünde bulundurularak yapılmaktadır. Ana dili, birinci dil, ikinci dil ve yabancı dil olarak konusurlar bakımından Ingilizcenin 2 milyara yaklasan bir konusuru olduğu kestiriminde bulunulmaktadır. Ana dili konusurları bakımından yapılan sıralamalarda ise Çince farklı lehçeleri olmasına karsın birinci dil olma özelliğine sahiptir. Birbirinden ses, biçim ve söz varlığı özellikleri bakımından ayrılan sekiz ayrı lehçesiyle Çincenin, pek çok lehçesinin yanı sıra Urduca ile birlikte Hindustânînin tek dil kabul edildiği ve buna göre dünya da en fazla konusuru bulunan diller sıralamasında Çincenin birinci, Hintçenin ikinci dil kabul edilmesi karsısında Türk dili de 180 milyon insan dolayında konusuruyla sıralamada tek bir dil olarak kabul edilmelidir. Bu ölçütlerle Türk dili dünya da en fazla konusuru bulunan diller arasında sekizinci sırada yer almaktadır.



                                     

5. Dünyada Türk dilinin öğretimi

Ana dili konusurları dısında Türk dili lehçelerinin birinci dil, ikinci dil veya yabancı dil konusurları da bulunmaktadır. Özellikle Türkçenin pek çok ülkede konusuru olduğu saptanmıstır. Ethnologue verilerine göre Türkiye Cumhuriyeti dısında 34 ülkede Türkçe konusucusu bulunmaktadır. Konusur nüfusunun yanı sıra Sovyetler Birliği’nin dağılması, Körfez Savası gibi yakın tarihte yasadığımız olaylar, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgesinde ve dünya daki önemini artırmıs, Türkiye çekim merkezi hâline gelmistir. Bu gelismeler, Türkçenin Türk cumhuriyetlerinde ve diğer ülkelerde öğretimi konusunda çesitli asamalardaki yeni öğretim kurumlarının, üniversitelerde yeni bölümlerin kurulmasını ve özel dershanelerde kursların açılmasını sağlamıstır.

Ülkelerdeki Türk nüfusun yoğunluğuna ve talebe göre ortaöğretim kurumlarında Türkçenin öğretildiği seksen yedi ülke bulunmaktadır. En az bir ortaöğretim kurumunda Türkçenin öğretildiği bu ülkeler sunlardır: ABD, Afganistan, Almanya, Angola, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Banglades, Belçika, Benin, Bosna-Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Burkina-Faso, Burma, Çad, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvator Ginesi, Endonezya, Etyopya, Fas, Fildisi Sahili, Filipinler, Fransa, Gabon, Gana, Gine, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, Hollanda, Irak, Ingiltere, Japonya, Kamboçya, Kamerun, Kanada, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kosova, Laos, Letonya, Liberya, Litvanya, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Maldiv Adaları, Malezya, Mali, Meksika, Moğolistan, Moldova, Moritanya, Mozambik, Nepal, Nijer, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Papua Yeni Gine, Polonya, Romanya, Rusya, Senegal, Sırbistan, Sri Lanka, Sudan, Suudi Arabistan, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Tayvan, Togo, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Ürdün, Vietnam, Yemen

Bazı ülkelerde ortaöğretim kurumlarında Türkçenin öğretilmesinin yanı sıra özel kurslarda da talebe göre Türkçe öğretilmektedir. Kurslarda Türkçe öğretilen kırk altı ülke saptanmıstır. Bu ülkeler sunlardır: ABD, Almanya, Belçika, Belarus, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Cezayir, Çin, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Hollanda, Irak, Ingiltere, Irlanda, Ispanya, Isveç, Isviçre, Italya, Izlanda, Japonya, Kırgızistan, Kolombiya, Letonya, Litvanya, Lübnan, Lüksemburg, Makedonya, Malta, Meksika, Mısır, Moğolistan, Norveç, Peru, Polonya, Portekiz, Rusya, Singapur, Slovakya, Slovenya, Sili, Türkmenistan, Vietnam, Yunanistan

Dokuz ülkede Türkçe öğretimin yapıldığı üniversite bulunmaktadır. Bu ülkeler sunlardır: Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Gürcistan, Irak, Kazakistan, Kırgızistan, Romanya, Türkmenistan

Bünyesinde Türkçe öğretilen, Türk dili ve edebiyatı arastırmalarının yapıldığı, Türkoloji bölümlerinin bulunduğu yirmi sekiz ülke vardır. Bu ülkeler sunladır: Almanya, Avustralya, Azerbaycan, Belarus, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Endonezya, Fildisi Sahili, Gürcistan, Irak, Iran, Isveç, Japonya, Kamerun, Kazakistan, Kırgızistan, Kolombiya, Kosova, Litvanya, Macaristan, Mısır, Moldova, Romanya, Rusya, Türkmenistan, Ukrayna, Venezuela, Yemen

Sonuç

Bugün Türk dilleri, yaklasık 12 milyon kilometre karelik bir alanda 180 milyon nüfusun konustuğu, yüze yakın ülkede öğretiminin yapıldığı, kökleri tarihin en eski dönemlerine kadar uzanan, 600 bini askın söz varlığına sahip dünya dilleridir. Özellikle giyim, yiyecek, askerlik basta olmak üzere hemen her alanda çok sayıda Türk dili kökenli sözcük ile tarihte ve bugün Türk soylu halkların yasadığı coğrafyalardaki Türk dili kökenli çok sayıda yeradı dünya dillerinde varlığını bugün de sürdürmektedir.

Dünyanın hemen her bölgesinde öğretimi yapılan, bilimsel arastırmalara konu olan, dünya dillerine katkıda bulunan Türk dili, en yaygın ve en köklü dünya dillerinden biridir.

                                     

6. "Dil" ve "Lehçe" tartısması

SSCB kurulmadan önce Türk dilli halkların baslıca iki yazı dili vardı: Osmanlı Türkçesi ve Çağatay Türkçesi. Bu dönemde Osmanlı ve Azerbaycan sahası dısında Türk dünyasının önemli bir kısmı Çağatay Türkçesini kullanır ve bu yazı diline Türkî Til derlerdi. Bu dönemde ve hatta SSCB kurulduktan sonra da bir süre yabancıların da tasnifte Türk lehçeleri adlandırmasını kullandıkları görülür. Esasen Rusların her bir Türk boyuna ayrı birer yazı dili olusturma gayretleri Çarlık Rusyası zamanında baslamıstır. Bununla birlikte W. Radloffun Opıt slovarya tyurkskih nareçiy Versuch eines Wörterbuches der Turk-Dialecte I-IV adlı eseri de Türk Lehçelerinin bir Sözlük Denemesi ismini tasımaktaydı ve eserde bugün birer yazı dili hâline gelmis olan Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, vd. lehçe olarak tasnif edilmisti. Özbek Abdurrauf Fitratın 1919 yılında yayımlanan Tilimiz baslıklı yazısında kendi dilinden Türkçe adıyla bahsettiği görülür. Azerbaycanlı Mirza Alekber Sabirin de 1910 yılında" Günəs” gazetesinde Osmanlıcadan kendi diline tercüme yapılmasını Türkçeden Türkçeye tercüme olarak yorumladığı ve elestirdiği görülür. A. B. Ercilasun. Türkiyede Türk lehçeleri seklindeki tasnifin geçmisten beri devam eden bir uygulama olduğunu ve bunu yapmanın Rusların uyguladığı dil politikası neticesinde ortaya çıkan tasnifi kabul etmemekten ibaret olduğunu iddia etmektedir. Talat Tekinin de önceleri lehçe tasnifini kabul ettiği, sonradan dil tasnifine yöneldiği görülmektedir.

Türkiyede Türk dilleri ailesinin adlandırılması ve bu dillerin yalnızca bir dil mi yoksa birçok diller mi oldukları hakkında farklı fikirler yaygındır. Türk Dil Kurumu, yayınlarında önceleri "Türk lehçeleri" adı benimsenmisken sonraları bu ad yanında "Türk dilleri" deyimine de yer verildiği görülmektedir. Ankara Üniversitesi Türk dillerini öteden beri "lehçe" sayar ve "Türk dilleri" deyiminden kaçınır. Türkiye genelinde birçok üniversite lehçe tasnifini kabul ederek Çağdas Türk Lehçeleri ve Edebiyatları ismiyle bölümler açmıstır. Istanbul Üniversitesi ise daha asırı bir tutumla "lehçe" deyimini yalnız Çuvasça ve Yakutça gibi öbürlerinden çok farklı iki Türk dili için kullanmakta, bu diller dısındaki bütün Türk dillerini "lehçe"nin de altında bir konusma türü saydığı "sive" sözü ile adlandırmaktadır. Ancak Istanbul Üniversitesinde Çağdas Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü açılmıs olması bu görüsten vazgeçildiğini göstermektedir. Bu durumda Türk dillerinin Türkiyedeki adlandırmalarında artık eskimis olan üç ayrı görüsle karsı karsıyayız demektir:

  • Türkiye haricinde dünya genelindeki dil biliminin ve Hacettepe Üniversitesinde Türkolog ve Altayist Prof. Dr. Talat Tekinnin görüsü: diller,
  • Ankara Üniversitesinin, Türk Dil Kurumunun ve Çağdas Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü açan üniversitelerin görüsü: lehçeler,
  • Istanbul Üniversitesinin eski görüsü: Çuvasça, Yakutça ve Halaçça lehçe, diğerleri sive.
                                     

7. Türk dilleri ailesi

Toplam 40 ayrı dilden olusan, 189 milyon ana dili olarak konusanı ile Türk dilleri ailesi, Altay dilleri grubunda büyük farkla en büyük dil ailesini olusturur. Yeryüzündeki bütün dil aileleri arasında yedinci büyük dil grubunu olusturur ve önümüzdeki on yıllar içinde daha da büyüme kapasitesine sahiptir.

Yeryüzündeki büyük dil aileleri:

  • 1. Hint-Avrupa dil ailesi
  • 5. Avustronezce dil ailesi
  • 4. Afro-Asya dil ailesi
  • 7. Türki diller ailesi
  • 2. Çin-Tibet dil ailesi
  • 3. Nijer-Kongo dil ailesi
  • 6. Dravid dilleri ailesi
  • 8. Ural dilleri ailesi
                                     

7.1. Türk dilleri ailesi Tükenmek üzere olan Türk dilleri

Bazı diller yalnızca birkaç yaslı kisi tarafından konusulmaktadır ve yok olma yolundadırlar. Kaybolmak üzere olan diller sunlardır:

  • Kuzeybatı Çinde Ili Turki Ili ovasında.
  • Güney Sibiryada Tofaca
  • Musevi-Kırım-Tatarcası
  • Litvanyada ve Polonyada Karaimce

Yalnızca birkaç bin konusanı kalmıs olanlar:

  • Iranda Aynallu dili
  • Güney Sibiryada Çulimce Altay bölgesinin kuzeyinde Çulım ırmağı kenarında.
  • Çinde Yugurca Gansu ili
  • Kuzey Sibiryada Dolganca
  • Kaskayca Kaskay Ili

Diğer Türk dilleri böyle bir yok olma tehlikesi tasımıyor ve büyük Türk dillerinin konusucu sayısı giderek artmaktadır.

                                     

8. Resmî durum

Türkçe, Azerice, Türkmence, Kazakça, Kırgızca ve Özbekçe, ülkelerinin ulusal dilidir. Bunun yanında bazı özerk Türk cumhuriyetlerinde ve Türk bölgelerinde resmî dil olarak geçenler vardır: Çuvasça, Kumıkça, Karaçay-Balkarca, Tatarca, Baskurtça, Yakutça, Hakasça, Tuvaca, Altayca ve Çinde Uygurca.

Türk dilleri Avrupanın ve Asyanın otuz ülkesinde konusulur. Çizelge alt gruplara ayrılmıstır ve sayılar yalnızca ana dili olarak konusanları göstermektedir.

Ulusal diller

Türkçe, Azerice, Türkmence, Kazakça, Kırgızca ve Özbekçe, ülkelerinin ulusal dilidir. Bunun yanında bazı özerk Türk cumhuriyetlerinde ve bölgelerinde resmî dil olarak geçenler vardır: Çuvasça, Kumıkça, Karaçay-Balkarca, Tatarca, Baskurtça, Yakutça, Hakasça, Tuva, Altayca ve Çinde Uygurca.

                                     

9. Türki diller arasındaki benzerlikler

Asağıdaki çizelgelerde Türk dillerinde tümce yapısının benzerlik ve farklılıklarını gösteren örnekler sunulmustur:

Türki dillerde aynı zamanda büyük ve küçük ses uyumu vardır Özbekçe hariç, yazımda sözcükler son ekler alarak uzarlar ve tümce yapısı özne-nesne-yüklem sırasıyla olusturulur. Kazakça örnek:

  • jaz-uw-sı-lar-ım-ız-da-ğı-lar-dan yazıcılarımızdakilerden
  • jaz-uw-sı-lar yazıcılar
  • jaz-uw-sı yazıcı/yazar
  • jaz yaz
  • jaz-uw-sı-lar-ım-ız-da-ğı yazıcılarımızdaki
  • jaz-uw-sı-lar-ım-ız-da-ğı-lar yazıcılarımızdakiler
  • jaz-uw-sı-lar-ım yazıcılarım
  • jaz-uw yazı
  • jaz-uw-sı-lar-ım-ız yazıcılarımız
  • jaz-uw-sı-lar-ım-ız-da yazıcılarımızda
                                     

9.1. Türki diller arasındaki benzerlikler Türk dilleri ve anlasılabirlik

Türk dillerini konusanların dörtte üçü en büyük üç Türk dilinden birini kullanır:

  • Özbekçe; 28-30 milyon konusucu: Özbekistan, Kuzey Afganistan, Tacikistan ve Batı Çin.
  • Azerice; 40-45 milyon konusucu: Azerbaycan ve Güney Azerbaycan, Gürcistan, Rusya, Türkiye. Doğu Slav ülkeleri, Irak ve Suriye
  • Türkçe ; yaklasık 77 milyon ana dili olarak konusanı vardır. Türkiye, Balkanlar, Batı ve Orta Avrupadaki ikinci dil olarak konusanlar ile 83 milyonu bulur.

Bir milyondan fazla konusucusu olan diğer Türk dilleri:

  • Uygurca 20-25 milyon konusucu: Çin-Sincan
  • Kırgızca 5.2 milyon konusucu: Kırgizistan, Kazakistan, Doğu Türkistan
  • Kaskayca 1.5 milyon konusucu: Iranın Fars ve Isfahan ve Huzistan illerinde
  • Kazakça 16 milyon konusucu: Kazakistan, Özbekistan, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya
  • Tuvaca 400.000 konusucu: Tuva özerk Cumhuriyeti,Moğolistan Sengel,Doğu Türkistan Altay,Rusya
  • Tatarca 8.8 milyon konusucu: Merkez Rusya dan Batı Rusyaya kadar
  • Gagavuzca 350.000 konusucu:Moldova Gagavuzya özerk yönetimi,Ukrayna,Romanya,Rusya
  • Türkmence 8.5 milyon konusucu: Türkmenistan, Kuzey Iran
  • Çuvasça 2 milyon konusucu: Rusyanın Avrupa kısmında
  • Baskurtça 2.5 milyon konusucu: Baskurtistan

Sayılar 8/2007 tarihli kaynaklardan alınmıstır. %5 - %10 daha yüksek sayılar gösteren kaynaklar bulmak da mümkündür.

Neredeyse tüm Türk dillerinin sesbilim, sözdizim ve sekil bilgisi aynıdır. Yalnızca Çuvasça, Halaçça ve Yakutça ile Dolganca gibi Sibirya Türk dilleri bu noktalarda farklıdır. Bunun yanında komsu ülkelerin sınırlarında kaynasmadan ileri gelen ve bazen dil gruplarının sınırlarını da asan lehçeler bulunur.

Türk dillerini birbirlerini anlayabilen dillerden olusan gruplara ayrılır. En büyük grup Türkçe, Azerice ve Türkmenceyi içine alan Oğuz grubudur. Diğer gruplar, Uygur, Kıpçak, Ogur, Sibirya ve Argu gruplarıdır. Aynı grubun içinde yer alan dillerin arasındaki fark bir lehçe farkı kadardır; ancak iki farklı gruba ait dilin arasında anlasabilirliği zorlastıran ya da imkânsız kılan gramer farkları vardır. Buna rağmen tüm dillerde neredeyse hep aynı kalan birçok sözcük vardır:

Daha fazla örnek için buraya bakınız: söz varlığı karsılastırması

                                     

10. Yazı sistemleri

  • Idil Bulgarları dilinde yazılmıs en eski yazılar 13. ve 14. yüzyıldan kalmadır. Bu dilden ya da buna yakın bir dilden Çuvas dili gelismistir.
  • 14. yüzyılın Harezm Türkçesi de Güneybatı Türk dillerine mensuptur. Bu dilden günümüz Horasanca ve Türkmence gelismistir.
  • En eski Türk yazıları Orhun-Yenisey runlarıdır. Bunların çoğu 7. ve 8. yüzyıldan kalmadır. Bu yazı, eski Germen runlarına benzediği için Run olarak adlandırılır; ama aralarında akrabalık yoktur. Sadece biçim iliskisi vardır.
  • Güneybatı Türk dillerinin yazıya alınması, 10. ve 11. yüzyılda Selçuklu dili ile baslar. Kardes diller olan Eski Osmanlıca ve Eski Azeri dillerinden günümüz Türkçe ve Azerice gelismistir.
  • Kuzeybatı Türk dillerine ait en eski belgeler, Kumanca dili ile yazılmıs olan Codex Cumanicusdur ve 14. yüzyıldan kalmadır. Bu dilin günümüzdeki torunları Tatarca ve Baskurtçadır.
  • Güneydoğu Türk dillerinden olan Çağatayca yazıların 15. yüzyıla dayanan örnekleri bulunmustur. Çağatayca, günümüz Uygurca ve Özbekçesinin temelini olusturur.
  • Asıl yazı geleneği 10. yüzyılın sonlarında ve 11. yüzyılın baslarında Güneydoğu Türk halklarında, Karahanlılar döneminde, Türkî-i Kadimin bir lehçesi olan Karlukça ile gelisir.
                                     

10.1. Yazı sistemleri Türk dillerinin yazılısları

  • Klasik Edebiyat dilleri olan Osmanlıca, Azerice, Çağatayca, Tatarca ve Kırım Tatarcası yalnızca Arap alfabesini kullandılar.
  • 1936-1940 yıllarında Rus bölgelerinde, Türkî dillerince değistirilmis bir Kiril alfabesi kullanılmaya baslanmıstır. Arap ve Latin alfabesi kullanan Türkî dilleri birbirlerıne daha da yakınlasırken, Kiril alfabesi kullanan diller farklılasmıslardır. Dillerin farklılasarak ayrı diller haline gelmesi desteklenmistir.
  • 1924-1930 yılları arasındaki sürede baska Türkî dilleri de, önce yalnız Azericede kullanılan latin alfabesi ile yazılmaya baslandı.
  • 1990lı yıllarda Sovyetler Birliğinin yıkılmasıyla yeni Türkî cumhuriyetleri kurulmustur. Bu ülkeler, yani Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Özbekistan, 2005 yılına kadar Türkî dillerine uygun bir ortak Latin alfabeye geçmek için antlasma imzalamıslardır. Amaç Türkî kültür mirasının korunmasıdır. Ayrıca diğer ülkelerde yasayan Türkî azınlıkların 2010a kadar bu ortak alfabeye katılmaları gerektiğine karar verilmistir.
  • Türk dilleri konusan Museviler, Ibrani alfabesini kullanırlar.
  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki Kıbrıs Türkleri de Kıbrıs Türkçesini kullanırlar.
                                     

11. Kaynakça

  • 180 milyon - Ana dil & 200 milyon toplam ifadesinin kaynağı: Katzner, Kenneth Mart 2002. Languages of the World, Third Edition. Routledge, an imprint of Taylor & Francis Books Ltd. ISBN 978-0-415-25004-7.
  • Johanson, Lars ve Csató, Éva Ágnes: The Turkic Languages Routledge, London 1998. ISBN 0-415-08200-5.
  • Öztopçu, Kurtulus: Dictionary of the Turkic Languages Routledge, London 1996, 1999. ISBN 0-415-14198-2.
  • "Dil" ve "Lehçe" tartısması bölümünün kaynağı Prof.Dr. Talat Tekinin makalesi: Türk Dilleri Ailesi 28 Aralık 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arsivlendi.
  • Akar, Ali, Türk Dili Tarihi, Dönem-Eser-Bibliyografya, Ötüken Yayınları, Yayın Nu: 597, 339 s., Kültür Serisi: 272, ISBN 975-437-517-8, Istanbul, 2005
  • Demir, Nurettin, 2006." Türkiye’de Dil-Lehçe-Sive-Ağız Tartısmaları”, Recent Changes in the Turkish Language Debate, Bilgi Üniversitesi, 3-4 Aralık 2004, Istanbul.
                                     

12. Dıs bağlantılar

  • Türk Dili Yazıları
  • Türk Dil Kurumu*21 Ağustos 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arsivlendi.
  • Türk Dilleri En Yaygın Fiiller Karsılastırması
  • Irandaki Türkler - Video
  • Türkçe
  • Türk lehçeleri morfolojik çeviri modülü
  • Çağdas Türk Lehçeleri ve Edebiyatları
                                     

13. Ek okumalar

  • Boeschoten, Hendrik & Lars Johanson. 2006. Turkic languages in contact. Turcologica, Bd. 61. Wiesbaden: Harrassowitz. ISBN 3-447-05212-0
  • Akhatov G.Kh. 1963. "Dialect West Siberian Tatars" monograph. Ufa. Rusça
  • Deny, Jean et al. 1959–1964. Philologiae Turcicae Fundamenta. Wiesbaden: Harrassowitz.
  • Starostin, Sergei A., Anna V. Dybo, and Oleg A. Mudrak. 2003. Etymological Dictionary of the Altaic Languages. Leiden: Brill. ISBN 90-04-13153-1
  • Johanson, Lars & Éva Agnes Csató ed. 1998. The Turkic languages. London: Routledge. ISBN 0-415-08200-5.
  • Akhatov G. Kh. 1960. "About the stress in the language of the Siberian Tatars in connection with the stress of modern Tatar literary language" Sat *"Problems of Turkic and the history of Russian Oriental Studies." Kazan. Rusça
  • Baskakov, N.A. 1962, 1969. "Introduction to the study of the Turkic languages. Moscow. Rusça
  • Johanson, Lars. 1998. "The history of Turkic." In: Johanson & Csató, pp. 81–125.28 Mayıs 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arsivlendi.
  • Schönig, Claus. 1997–1998. "A new attempt to classify the Turkic languages I-III." Turkic Languages 1:1.117–133, 1:2.262–277, 2:1.130–151.
  • Clausen, Gerard. 1972. An etymological dictionary of pre-thirteenth-century Turkish. Oxford: Oxford University Press.
  • Voegelin, C.F. & F.M. Voegelin. 1977. Classification and index of the Worlds languages. New York: Elsevier.
                                     

13.1. Ek okumalar Dinlenebilir örnekler

  • Türkçe dilleri ile ilgili bağlantılar Ingilizce
  • Türkçe, Moğolca ve Tunguzcanın sınflandırılmaları, Kausen, Ernst. Almanca
  • Türkçe dilleri ile ilgili bağlantılar 2 Ingilizce
  • Türk dillerinin konusulduğu bölgelerin haritası Ingilizce
  • Ernst Kausen, Türk dillerinde ortak sözcuklerin karsılastırması Almanca
  • Türkiyede konusulan diller Türkçe
Free and no ads
no need to download or install

Pino - logical board game which is based on tactics and strategy. In general this is a remix of chess, checkers and corners. The game develops imagination, concentration, teaches how to solve tasks, plan their own actions and of course to think logically. It does not matter how much pieces you have, the main thing is how they are placement!

online intellectual game →