Back

ⓘ Hukuk



                                               

Serhat Koç (avukat)

Serhat Koç, Türkiyenin Istanbul sehrinde 5 Ekim 1980 tarihinde, 1980 darbesinden bir ay sonra dünyaya geldi.Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde eğitim gördükten sonra Istanbul Bilgi Üniversitesinde Bilgi ve Teknoloji Yasası bölümünde okudu ve Harvard Hukuk Fakültesinde CopyrightX kursuna girdi.

                                               

Bağdat Hukuk Mektebi

Bağdat Hukuk Mektebi, Bağdatta faaliyet gösteren Hukuk mektebidir. Istanbul Darülfünuna bağlı, öncelikle Doğu Anadolu, Suriye ve Irak bölgelerinin merkezi konumunda olan Halep sehrinde açılması düsünülmüstür. Ancak okul daha sonra ani bir kararla Bağdat sehrine açılmıstır. Okul, Birinci Dünya Savası’nın baslaması ile bir müddet kapalı kalmıstır. Daha sonra Irak Devleti’nin kurulması ile Bağdat Hukuk Mektebi, 1958 yılında Bağdat Üniversitesi’ne dahil edilmistir.

                                               

Dısisleri Bakanı (Türkiye)

Türkiyenin mevcut Dısisleri Bakanı, Adalet ve Kalkınma Partisi üyesi Mevlüt Çavusoğludur. Çavusoğlu, Recep Tayyip Erdoğanın ataması ile görevine 24 Kasım 2015te basladı. Türkiye Cumhuriyeti Dısisleri Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaskanlığına bağlı olarak çalısan, dısislerinden sorumlu olan bakanlıktır. Türkiyenin diğer ülkeler ve uluslararası örgütlerle olan iliskilerinin yürütülmesinden sorumludur.

                                               

Sermet Refik Pasin

1949 yılında Dısisleri Bakanlığına girdi. 1954 - 1955 arası Washington Büyükelçiliğinde katiplik yaptı. Dısisleri Bakanlığı Umumi Katiplik Özel Kalem Müdürlüğü; OECD Türk Heyeti Temsilciliği, BM Cenevre Ofisi Nezdinde Türkiye Daimi Temsilci Yardımcılığı, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlasması GATT Genel Müdürlüğünde Türkiye temsilciliği görevlerinde bulunmustur. Dönemin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Turgut Özalın istifası sonrası yerine 44. Türkiye Hükûmetinde Devlet Bakanı olarak görevlendirilmistir. Tekstilbank kurucu ortağıdır. Fransa Seref Madalyası Legion dhonneour sahibidir. ...

                                               

Kolluk kuvveti

Kolluk kuvveti, kanunları ihlal eden kisileri kesfederek, caydırarak, rehabilite ederek veya cezalandırarak kanunu uygulamak için organize bir sekilde hareket eden hükümete bağlı kurumların faaliyetidir. Terim polisi, mahkemeleri ve düzeltmeleri kapsar. Modern devlet hukuk kuralları, geleneksel ya da yeminli veya rozetli olarak görevlendirilmis, herhangi bir kisiyi ceza hukukunu ihlal ettiği için tutuklayabilen herkesi, yasama devleti tarafından polis gücü veya yetkisine sahip olan her kisiyi, kanun uygulama semsiyesi altında toplamaktadır. Kolluk kuvvetleri en çok suçların önlenmesi ve ce ...

                                               

Rıza

Rıza ya da hukuki kullanımıyla ilgilinin rızası, bir kisinin bir baska kisinin önerisini veya talebini gönüllü olarak kabul etmesini ifade eder. Hukuk, tıp ve cinsel iliski gibi alanlarda kullanıldığı sekliyle belirli tanımları olan ortak bir konusma terimidir. Belirli bağlamlarda rıza, günlük anlamından farklı olabilir. Örneğin, zihinsel engeli olan veya yasal olarak cinsel rıza yasının altındaki bir kisinin bir cinsel eylemde bulunması durumunda hukuken ilgilinin rızası kavramı günlük dildeki kullanımından farklılasacaktır. Birlesmis Milletler kurumları ve girisimleri, cinsellik eğitimi ...

Hukuk
                                     

ⓘ Hukuk

Hukuk ya da tüze birey, toplum ve devletin hareketlerini, birbirleriyle olan iliskilerini; yetkili organlar tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan, kamu gücüyle desteklenen, muhatabına genel olarak nasıl davranması yahut nasıl davranmaması gerektiğini gösteren ve bunun için ilgili bütün olasılıkları yürürlükte olan normlarla düzenleyen normatif bir bilimdir. Ayrıca, toplumu düzen altına alan ve kisiler arası iliskileri düzenleyen, ortak yasamın huzur ve güven içinde akısını sağlayan, gerektiğinde adaleti yerine getiren, kamu gücü ile desteklenen ve devlet tarafından yaptırımlarla güvence altına alınan kurallar bütünüdür. Hukuk, birey-toplum-devlet iliskilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.

Hukuk sitemindeki genel farklılık yasama organının hukuk yaptığı Kara Avrupası Hukuk Sistemi ve hakim kararlarının hukuku olusturduğu Ortak Hukuk Sistemi çevresinde olusur. Tarihte dini hukuk, laiklik hususunun yerlesmesinde de dahil olmak üzere önemli bir rol oynamıstır ve hâlâ bazı dini ülkelerde uygulanmaya devam etmektedir. Serî Hukuk dünyada en çok kullanılan dini hukuktur ve Iran, Suudi Arabistan gibi ülkelerde ana hukuk sistemi olarak uygulanır.

Hukuk, Felsefe, Maliye, Sosyoloji ve Hukuk Tarihi gibi derslerde kaynak olarak kullanılır. Ayrıca esitlik, adalet ve hakkaniyet konularında önemli tartısmaların baslangıcına kaynaklık eder.

                                     

1.1. Etimoloji Kelime anlamı

Hukuk kelimesi; Arapça "hak" حق kökünden gelir ve kelimenin çoğuludur. Türk Dil Kurumuna göre hukuk kelimesi, "Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünüdür". Bunun dısında hukukun "haklar" anlamı da vardır.

                                     

1.2. Etimoloji Teorik anlamı

Hukuk dönemden döneme değistiği için hâlâ doyurucu bir tanım yapılamamıstır. Kant "Hukukçular hâlâ hukukun tanımını aramaktadırlar." der. Günümüzde en çok kabul edilen tanımı ise: "Belirli bir zamanda belirli bir toplumdaki iliskileri düzenleyen ve uyulması devlet zoruna müeyyide bağlanmıs kurallar bütünüdür."

Genis bir kavramla ifade etmek istersek teknik anlamda hukuk; örgütlenmis bir toplum içinde yasayan insanların birbirleriyle veya kisilerin yine kendilerinin meydana getirdiği topluluklarla ve bu toplulukların birbirleriyle olan iliskilerini düzenleyen, kisilerin güvencesini ve insan haklarını sağlamak amacıyla olusturulan ve devlet gücü ile desteklenen bağlayıcı, genel, soyut ve devamlı kurallar bütünüdür.

Bilimsel bir disiplin olarak hukuk, kendi içinde temel olarak ikiye ayrılır. Genel olarak hukukun kisiler arası iliskileri konu alan kısmına Özel Hukuk, kisiler ile devlet veya devleti olusturan kurumlar arası iliskileri düzenleyen kısmına ise Kamu Hukuku adı verilir. Bu ayrım roma hukukundan kalma bir ayrımdır ius privatum-ius publicum. Medeni Hukuk, Ticaret Hukuku ve Devletler Özel Hukuku özel hukukun, buna karsılık Anayasa Hukuku, Ceza Hukuku ve Idare Hukuku kamu hukukunun baslıca alt dallarıdır.

Kamu hukuku, devletin ve diğer kamu, kurum ve kuruluslarının örgütlenisine, isleyisine, gördükleri hizmetlere iliskin kurallar içerir. Demokratik toplumlarda kamu hukukuna baslıca egemen olan ilkeler hukuki güvenlik ve kanunilik prensibidir. Özel hukuk ise dar anlamıyla kisilerin birbirleriyle olan iliskilerini düzenler. Egemen olan ilkesi irade serbestisidir Privatautonomie.

                                     

2. Tarihçe

Hukukun baslangıcı medeniyetin olusumuna yakın bir sekilde ortaya çıkmıstır. M.Ö. 3000lerde olusmus Antik Mısır hukuku, medeni kanunlar içeren ve yüksek olasılıkla 12 levhaya bölünmüs kitaplardan olusmustur. Maat baz alınarak hazırlanmıs olan, kültürel özelliklerle karakterize edilmis, esitlik ve bölünemezlik konulu retorik söylev seklindedir. M.Ö. 22. yüzyıllara gelindiğinde Sümer Imparatoru Ur-Nammu tarihteki ilk yasayı, ahlak kuralları ile ilgili beyanlardan olusan bir yasayı hazırlatmıstır. M.Ö. 1760 yıllarında Kral Hammurabi, Babil kanunlarını yasalastırıp tabletlere islettirmistir ve halkın görmesi için krallığın çesitli bölgelerine stel olarak yerlestirtmistir. Bu kanunlar Hammurabi Kanunları olarak bilinir. Bu kanunların en bozulmamıs kopyası 19. yüzyılda Ingiliz Asurolojist tarafından bulunmustur ve harf çevirisi yapılarak farklı dillere çevrilmistir.

Eski Ahit M.Ö 1280 yıllarında ortaya çıkmıstır. Ahlaki zorunluluklardan ve iyi bir toplumun sahip olması gereken özelliklerden bahseder. Milattan önce 8. yüzyıllarda, Antik Atinadan küçük bir sehir devleti tarihteki ilk kadınlar ve köleler hariç genis katılımı temel alan bir toplum olusturmustur. Buna rağmen Antik Atinada hukuk bilimine ya da hukuka dair bir kelimeye rastlanmamıstır. Bunun yerine ilahi yasa thémis, insan kararnameleri nomos ve törelerden díkē olusan üçlü bir ayrıma basvurmuslardır. Ancak Antik Yunan Hukuku, demokrasinin olusumunda önemli anayasal yenilikler içermistir.

Roma Hukuku ağırlıklı olarak Yunan filozoflarından etkilenmistir ancak ayrıntılı kuralları profesyonel ve sofistike hakimleri tarafından olusturulmustur. Uzun zamanlar hüküm süren Roma Imparatorluğu değisen toplumsal sartlara uyum sağlayabilmek için hukuk değisimlere uğramıstır. Karanlık Çağda bu yasalar töre ve içtihatlarla değistirilse de 11. yüzyılda Orta Çağ hukuk akademisyenleri Roma Hukukunu arastırmaya baslayınca yeniden kesfedilmistir. Latince hukuk özdeyisleri rehberlik etmek için derlenmistir. Orta Çağ Ingilteresinde Kraliyet Mahkemeleri örnek davalardan olusan bir bütün gelistirdiler. Bu bütün daha sonra Kara Avrupası Hukukuna kaynaklık etmistir. Avrupa çapında geçerli olan bir Ticaret Hukuku, tüccarların ortak kurallara göre ticaret yapmalarına yarayacak ve farklı yerel hukuk kurallarına tabi olmamalarını sağlayacak sekilde olusturulmustur. Olusturulan bu hukuk kuralları modern Ticaret Hukukunun habercisi olmustur, sözlesme serbestisini ve mülkiyetin satılabilirliğini vurgulamıstır. 18. ve 19. yüzyılda milliyetçilik öne çıkınca Ticaret Hukuku ülkelerin yerel hukuklarına yeni kanunlarla birlestirilmistir. Napolyon ve Alman yasaları en etkilileri olmustur. Bu yasalar genis ciltlerden olusan Ingiliz Ticaret yasalarına göre hakimlerce daha kolay uygulanabilir ve ihracat edilebilir olduklarından tercih edilmislerdir.

Antik Hindistan ve Çin yasaları farklı hukuk geleneklerini temsil ederler ve tarihte bağımsız hukuk teorisi ve pratiği okullarına sahip olmuslardır. M.S. 100 yıllarında Hindistanda Arthashastra ve Manusmriti adlı kurulus antlasmaları emredici hukuki tedbirler içeren yazılardan olusmustur. Hindistan mitolojisi tipi olan Manunun felsefik görüsü tolerans ve çoğulculuk üzerinedir ve Güney Doğu Asyada benimsenmistir. Bu Hint kültür ve yanında Islam Hukuku, Hindistan Ingilterenin bir parçası haline gelince terk edilmistir ve yerine Kara Avrupası Hukuku uygulanmıstır. Doğu Asya hukuk gelenekleri ilahi ve dini unsurlarla özgün bir yapı olusturmustur. Japonya hukuk sistemini çoğunluğu Alman Medeni Hukuku olmak üzere batı hukuk sistemleri ısığında modernlestiren ilk ülke olmustur. Çin de Çing Hanedanlığının son yıllarında hukuk sistemini modernlestirmeye baslamıstır. Günümüz Çin Cumhuriyetinin hukuki altyapısı Sovyet Sosyalist hukukunun etkisi altında olusturulmustur. Hızlı endüstriyellesmeden dolayı bugün Çin, ekonomik açıdan reform sürecine girmistir.

Küresellesme süreci; hukuk alanını da etkisi altına almıs ve biçimlenmesinde etkili olmustur. Hukuk, küresellesme karsısında yalnızca biçimlenen bir nesne olarak yer almamıs ayrıca küresellesmenin tasıyıcısı da olmustur. Küresellesmenin hukuku birebir etkilediği alanlar; evrensel normlar fikri ve uluslararası hukuk olarak sıralanabilir.



                                     

3. Hukuk kuralları ve özellikleri

Hukuku diğer toplumu düzenleyici kurallar olan örf ve adetler, gelenekler ve dinlerden ayıran özellik devlet tarafından güvenceye alınmıs ve cebrî yaptırımlara sahip olmasıdır. Hukuk kuralları insan davranıslarını düzenler ve bulunduğu toplumun değer yargılarını tasır. Soyutluk ve genellik özelliği sayesinde benzer nitelikteki bütün durumlarda uygulanması sağlanır.

  • Genellik: Sadece belli bir kimseye değil, aynı durumda bulunan tüm kisilere uygulanmasıdır. Hukuk Kuralları herkes için geçerlidir. Ancak istisnalar bulunabilir. Örneğin, zihinsel yeterliliği bulunmayanlara ceza verilmez.
  • Soyutluk: Hukuk kuralının belli ve tek bir olaya değil aynı özelliği gösteren tüm olaylara uygulanmasıdır.
  • Bağlayıcılık: Hukuk kurallarına uyulması gerektiği anlamına gelir.
  • Süreklilik: Bir hukuk kuralının yürürlükte kaldığı süre boyunca uygulanmasıdır. Istisnai olarak bazı kanunların süreklilik niteliği yoktur. Bu tür kanunlar belli bir süre için çıkartılır ve sadece o süre içinde uygulanırlar. Ör: Her yıl çıkartılan ve 1 yıl boyunca yürürlükte kalan bütçe kanunları.

Bağlayıcılıkta kisinin kurala uyması beklenir ve zorlamaya gerek olmadan kendisi de uyabilir. Hukuk kuralı toplumsal kabul gördükten sonra pek çok kisi zorlama olmaksızın ona uyar. Ancak Zorlayıcılıkta ise yalnızca uymayanlar zorlanır. Uymama sartı vardır.

                                     

3.1. Hukuk kuralları ve özellikleri Müeyyide

Bakınız: Yaptırım

Hukuk alanında yaptırım kamu gücü ile uygulanır. Hukuka uymayı zorlama, uymayanları cezalandırma ve uyulmadığı durumlarda ortaya çıkan zararları telafi etmek için kullanılır. Hukuk düzenini sağlamayı ve korumayı amaçlayan yaptırımlar yine hukuk düzeninin öngördüğü sekilde yerine getirilir.

Maddi ve manevi yaptırımlar olarak ikiye saf ayrılır. Maddi yaptırımlar hukuka aykırı durumlarda uygulanırken manevi yaptırımlar bu durumları engellemek için kullanılır.

Ceza hukukunda ölüm, hapis ve para cezaları; anayasa hukukunda siyasetten men, parti kapatma; vergi hukukunda vergi ve kaçakçılık cezaları gibi değisik hukuk dallarında değisik yaptırımlar vardır.

                                     

4. Hukukun dayanağı

Hukukun dayanağı ile ilgili çesitli dönemlerde kuramlar üretilmistir. Bunları sıralamak gerekirse bunlar, hukukun dayanağını bilinçli bir irade olarak gören kuramlar, irade dısı olarak gören kuramlar ve pozitivist kuramlar. Bu kuramların bazılar felsefik değil ortaya çıktığı dönemin sorunlarını çözmek veya politik görüsleri hukuk bilimi içinde ifade etme ihtiyacından ortaya çıkmıstır.

                                     

5. Hukukun islevleri

Hukuk baslıca iki islevi yerine getirir: 1. Düzeni sağlar, 2. Adaleti tesis eder. Adalet ve Düzen arasındaki iliski Avustralyalı Prof. Hedley Bull tarafından kapsamlı olarak ele alınmıstır. Adalet ve Düzen birbirinin bütünleyicisi olduğu kadar aynı zamanda ilginç bir biçimde birbirlerine ters orantılı olarak etki eden iki kavramdır. Düzeni hızla sağlamak kesinlikle adaletin eksik kalmasına sebebiyet verecektir. Örneğin bir cinayet davasında, geçmis çağlarda olduğu gibi çok kısa bir sürede karar verip, suçluyu idam etmek toplumsal düzeni hızla sağlayacak ve hukuk caydırıcı etkisini olabildiğince çabuk bir biçimde gösterecektir. Ama belki de yanlıs bir karar verilmis olacağı için adalet açısından geri dönülmez bir hata yapılmıs olacaktır. Tam aksine Adaleti mutlak anlamda yerine getirmeye çalısmak ise, en azından yasanan zaman kaybı açısından düzenin bozulmasına neden olacaktır. Bu nedenledir ki, insanların hukuk sisteminin yavaslığına ve adaletin gecikmesine olan güven eksikliği modern hukuk sistemlerinin baslıca problemlerinden birisidir.

  • Adalet, insanlar arasında hakların korunmasının sağlanmasıdır. Fırsat Esitliği, Hak Esitliği gibi kavramların uygulanmasını gerçeklestirir. Adalet sistemine mahkemelere -bireysel anlamda olsa dahi- düzen bozulduğunda ihtiyaç duyulur.
  • Düzen, herhangi bir sistemin uyumlu ve amaca yönelik olarak isleyisidir. Düzen karmasayı önler. Huzuru ve güveni sağlar. Insanlar arasında barıs ortamı olusur.


                                     

5.1. Hukukun islevleri Bilinçli irade kuramı

  • Her yaptığımızdan kendi öz ve hür iradelerimiz sorumludur. Ancak günümüze kadar bu kuramları tamamen çürüten ve yok sayan birçok olay olmustur. Bu olaylardan ötürü yeni verilen hükümlerde iyi niyet sartına bakılmaktadır. Bir durum olduğunda kisinin ehliyeti bulunuyorsa ve ortada bir yanlıslık varsa en son olarak iyi niyet durumunun olup olmadığına bakılır ve gerekli duruma göre islemler yapılır.
  • Tanrısal Ilahi irade kuramı hukuku Tanrıya dayandırır ve ancak onun istemesi dahilinde ortadan kalkar. Hukuka uyma zorunluluğu, onu Tanrının yansıması olarak gördükleri içindir.
  • Genel irade kuramı ’na göre hukuk; toplumdaki insanların karsılıklı olarak birbirleriyle anlasmalarını dayanak alır ve bunun sonucunda hukuka, toplumsal sözlesme olarak bakar. Insanların anlasarak ortaya çıkardığı bu toplumsal sözlesmeye uymaları kendileri için ödev olarak görülür.
  • Kisisel irade kuramı ise Devletin iradesine dayandırır. Hukuk, devlet ve onu temsil eden güçler içindir.
                                     

5.2. Hukukun islevleri Bilinç dısı irade kuramı

  • Tarihsel hukuk kuramı, hukuku ulusların tarihlerine dayandırır. Hukuk bir ulusla doğar yasar ve gelisir, bir yasa koyucunun iradesine bağlı değildir.
  • Doğal hukuk kuramı ’na göre ise doğal hukukun insan var olmadan önce de var olduğunu ve insanların yaptığı hukukun bu doğal hukuka uygun olması gerekir. Insan hakları doğal hukuk kuramına göre değerlendirilir. Örnek olarak insanların doğal olarak sahip olduğu yasam hakkı değistirilemez veya kaldırılamazlar.
                                     

5.3. Hukukun islevleri Pozitivist kuramlar

Bazı pozitivistler; hukukun devlet iradesinden doğduğunu, bazıları ise sosyal bir durum olduğunu söylerler. Marxın hukuk alanındaki düsünceleri de pozitivist kuramlar arasına girer. Ona göre tüm toplumsal olaylar ekonomik olaylara dayanmakta, dolaylı olarak hukuku toplumsal olaylara dayandırmaktadır.

                                     

5.4. Hukukun islevleri Elestirel kuram

Elestirel hukuk kuramına göre, akla ve mantığa dayalı evrensel bir hukuk düzeni ortaya konulmalıdır. Ne var ki hukuk mantığın ifadesi değil, siyasal gücün iktidarın yansımasıdır. Elestirel hukukçular açısından hukuk, kurallar ve bütünle ifade edilmenin dısına çıkmıstır.

                                     

6.1. Hukuk sistemleri Roma hukuku

Avrupa ülkelerinin yanında Türkiyenin de kanun hazırlama sürecinde örnek aldığı hukuk sistemidir. Roma hukuku, tüm dünyada hukuk fakültelerinde en yaygın olarak öğretilen hukuk sistemidir ve birçok ülkede bugün uygulanan laik hukuk sistemlerinin kaynağıdır. Bu sistemde hukuk, kamu hukuku ve özel medeni hukuk diye iki ana bölüme ayrılır. Bu anlayıs, özellikle yurttaslar arasındaki iliskileri düzenlemeyi öncelikli hale getirmistir. Bu sebeple Medeni Hukuk diğer sistemlere göre çok daha ileri düzeydedir. Hukuku, yasa koyucular yapar.

Istanbul sehrinde Bizans Imparatoru I. Justinianus döneminde M.S. 565 derlemesi yapılan "Corpus Iuris Civilis" ya da "Justinianus Kodeksi", Roma hukukunun Bizans dönemine uyarlanmıs bir derlemesidir. Bu derleme, Roma hukukunun yasatılması ve sonradan modern Avrupanın çağdas hukuk sistemlerine kaynaklık etmesinde önemli rol oynamıstır.

Roma hukukundan günümüze birçok temel prensip ve özdeyis kalmıstır. Masumiyet karinesi hiç kimsenin suçu kanıtlanmadan suçlu sayılamayacağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi kanunen suç olarak tanımlanmamıs bir eylemin suç olarak nitelenemeyeceği ve buna ceza verilemeyeceği, hukukun yönetim erkinden bağımsız olması ve hiç kimsenin kendi davasının yargıcı olamayacağı ilkeleri bunlardan en çok bilinenleridir.

  • Leges ab omnibus intellegi debent Kanunlar herkes tarafından anlasılabilir olmalıdır
  • Ne bis in idem crimen iudicetur Aynı suça iki defa mahkûmiyet kararı verilemez
  • Quilibet praesumitur bonus, usque dum probetur contrarium Aksi kanıtlanıncaya kadar bir kimsenin iyi niyetli olduğu karinedir
  • Non servata forma corruit actus Sekle uyulmamıssa muamele yıkılır
  • Iustitiae dilatio est quaedem negatio Geciken adalet onun reddi demektir
  • Nullum crimen, nulla poena sine lege Kanunsuz suç, kanunsuz ceza olmaz
  • Omnes homines aequales sunt Bütün insanlar esittir
  • Nihil iniquis venali iustitia Satın alınabilen adaletten daha kötü bir sey olamaz
  • Litorum usus publicus est Kıyılar herkes tarafından kullanılabilir
  • Poena corporalis maior qualibet poena pecuniaria Bedeni ceza her türlü para cezasından daha ağırdır
  • In dubio pro reo Süpheden sanık yararlanır
  • Actori incumbit onus probandi Ispat yükü davacıya aittir
  • Infinita aestimatio est libertatis Özgürlüğün değeri sonsuzdur


                                     

6.2. Hukuk sistemleri Kara Avrupası Hukuk Sistemi

Ana Madde: Kara Avrupası hukuk düzeni

Ingilizce diliyle "C ivil Law adı altında geçen Kara Avrupası hukuk sistemi bugün dünyadaki çoğu ülkenin kullandığı hukuk sistemidir. Kıta Avrupası hukuk sisteminde yetkili sayılan kaynaklar, baslıca, yürürlükteki yasalar - özellikle daha önce hükûmet tarafından kodifike edilmis anayasalar veya tüzükler - ve törelerdir. Kodifikasyonlar binlerce yıl öncesine dayanır ve bunların en erken örneği Babil Kanunlarıdır. Modern Kıta Avrupası hukuk sistemi aslen geç Ortaçağda Batı Avrupası tarafından kesfedilen 6. yüzyıl Doğu Roma Imparatorluğu hukuk pratikleri yazılarından türemistir. M.S. 529-534te Bizans Imparatoru I.Justinianus o zamana kadar olusturulmus Roma kanunlarını kodifike etmistir ve birlestirmistir. Olusturulan bu bütüne Corpus Iuris Civilis adı verilmistir. Justinianus Kodeksi Bizans Imparatorluğunun çöküsüne kadar ayakta kalmıstır. Bu sırada Batı Avrupa, Justinianus Kodeksi 11. yüzyılda kesfedilene kadar Theodosius kanunları na ve Alman örf ve adet hukukuna basvurmuslardır. Bologna Üniversitesi akademisyenleri bu kanunları kullanarak kendi hukuklarını yaratmıslardır. Kara Avrupası hukuk sistemi kodifike edilirken Roma Hukuku ve bunun yanında kilise fıkıhları gibi dini hukuk baz alınmıstır ve Aydınlanma Çağına kadar Avrupaya yayılmaya devam etmistir. 19. yüzyılda Fransa, Kod Napolyonla; Almanya, Bürgerliches Gesetzbuchla kanunlarını modernlestirmistir. Bu iki Kanun yalnızca Avrupanın hukuk sistemini değistirmekle kalmamıstır, ayrıca Japon ve Kore hukuki geleneklerine de kaynaklık olusturmustur. Bugün Kıta Avrupası hukuk sistemine sahip olan ülkeler Rusyadan Çine uzanır.

                                     

6.3. Hukuk sistemleri Ortak hukuk

Ana Madde: Ortak hukuk

Anglo-Amerikan ülkelerinde uygulanan sistemdir. XI. yüzyılda Ingilterede gelismistir. Ortaçağda Ingilterede Norman Fethinden sonra hukuk eyaletten eyalete, her bir kabilenin törelerine göre farklılık göstermeye baslamıstır. "Ortak Hukuk" konsepti ise 12. yüzyılın sonlarında II. Henrynin saltanatı zamanında, yetkisi olan yargıçları kurumsallasmıs ve birlesik, ülke için "ortakça" uygulanabilecek bir hukuk sitemi yaratmaları konusunda tayin ettiğinde ortaya çıkmıstır. Ortak Hukukun evrimlesmesindeki sonraki en önemli adım Kral Johnun zamanın baronları tarafından hukuk kurallarını ihlal etme yetkisini sınırlayan bir belge imzalattırılmasıyla atılmıstır. Bu "büyük ferman" ya da Magna Carta ayrıca Kralın muhit hakimlerinin mahkemelerini ve yargılarını, ülke hakkında öngörülemeyen konularda despot kararlar vermek yerine, "kesin bir halde" tutmalarını emretmistir. Fakat zamanla sistem fazla sistematik, katı ve değismez hale gelmistir ve bu vatandasların krala Ortak Hukuku hükümsüz kılması için talepte bulunmasına yol açmıstır. Bunun sonucu Lord Sansölyeler Thomas More zamanında, Ortak Hukukun hakkaniyet eksikliklerini gidermek için yeni bir mahkemeler sistemi kurulmustur. 19. yüzyılda Ingilterede, 1937de Amerikada bu iki sistem birlestirilmistir.

Ortak hukuk sistemleri; diğer ülkelere kıyasla daha liberal diyebileceğimiz özgürlükçü ekonomik sistemlere sahip ülkelerde daha yaygındır. Bu sistem "doğal hukuk" prensiplerine eğilimlidir. Hukuk sisteminin, kendiliğinden ve dinamik bir sekilde "; sürekli değisim içerisinde olduğunu savunur. Doğal hukuka yakın ortak hukukun; teknolojik gelismeler karsısında yetersiz kalan yasaların yaratacağı mağduriyetleri önleyebilmesi adına daha makul olduğunu söyleyen bir görüs son yıllarda daha ağır basmaktadır. Kodifikasyon yani uygulanacak kural üretme asamasının yargıçlara değil de sadece yasama meclislerine verildiği ülkelerin; teknoloji karsısında hukuk sistemleri ile birlikte uyum sağlayabilmesi kabiliyeti giderek güçsüzlesmistir.

Roma hukuk sistemi gibi hukuku bölümlere ayırmaz, ayrıca hukuk yaratıcısı olarak yargıçları görürler. Hukuk fakültelerinde Common-law adıyla anılır. Istisnai olarak Amerika Birlesik Devletlerinde Louisiana Eyaleti ve Kanadada Quebec Eyaleti ortak hukuk ile yönetilmez.

                                     

6.4. Hukuk sistemleri Dini Hukuk

Dinî hukuk açıkça dini emirlere dayanır. Buna Yahudi yasa sistemi Halaha ve Müslüman yasa sistemi Seriat örnek verilebilir. Bazı Hristiyan Kiliseleri Kanon Hukukunu kabul ederler ve uygularlar. Dinî hukuk çoğunlukla "değistirilemezlik"e vurgu yapar çünkü Tanrının sözlerinin hükûmet ya da mahkemeler tarafından insanlara karsı yasalastırılmaması ve değistirilmemesi kabul edilir. Ancak tam ve detaylı bir hukuk sistemi insan detaylandırılmasına ihtiyaç duymustur. Bu nedenle, örneğin Islam Hukukunda Kıyas, Icma ve Içtihat yöntemi kabul edilmistir. Baska bir örnek olarak da Tevrat gösterilebilir. Bazı Israil topluluklarının kullanmayı seçtiği basit kodlardan olusan Yahudi Hukukunun yanında Halaha, Talmudun yorumlamalarının özetlendiği yasalardır. Yahudi Hukukunda davacılara isterlerse dini hukuku da kullanabilmeleri izni verilmistir.

                                     

6.5. Hukuk sistemleri Islam hukuku

Islam hukuku, Islamın ilkelerine dayanır ve hukukun kaynağı olarak Kuran görülür. Islam hukukunda Kuranda hüküm bulunmaması halinde Peygamberin sözleri hadis ve davranısları sünnet dikkate alınır. Kıyas analoji ve Icma mahkeme içtihatları ve din bilginlerinin görüsleri hukukun olusumunda önemli paya sahiptir. Osmanlı Imparatorluğunda da uygulanan Islam hukuku, Türkiyede 1926da yürürlüğe giren Medeni Kanun ile yürürlükten kalkmıstır.

Osmanlı Imparatorluğunda uygulanan hukuk sistemi bir padisahın varlığından dolayı Batıdaki gibi monarsik algılansa da seyhülislamın bir padisahı görevden alabilme yetkisinin varlığı Islam hukukunun ne derece de uygulandığını gösterir. Günümüzde yasaları Islamî kurallar doğrultusunda belirlenmis ülkeler vardır.

                                     

6.6. Hukuk sistemleri Sosyalist hukuk

Rusya komünist devriminden sonra sosyalist ülkelerde uygulanan sistemdir. Daha çok ekonomik kosullara dayanır ve en önemli dayanağı mülkiyet hakkının kisilere değil topluma ait olmasıdır. Bireyler arasındaki özel hukuktan çok toplum çıkarları gözetilmistir. Ayrıca Marksist ve Leninist düsünceye göre sosyalist hukuk geçici bir durumdur ve toplumu düzenlemek içindir ve toplum komünist düzene geçtiği zaman yaptırıma dayanan bir hukuk sistemine gerek kalmayacaktır. Sosyalizmin Avrupada çökmesinden sonra sosyalist hukuk sistemi de olumsuz yönde etkilenmistir.

                                     

7. Uluslararası hukuk

Uluslararası hukuk bir devletin diğer bir devlet veya devletlerle ve yahut bir devletin uluslararası örgütlerle iliskilerini düzenleyen kamu hukuku dalıdır. Bir devletin ülkesinde vatandasları arasındaki iliskileri düzenleyen hukuk kurallarına" iç hukuk” denir. Bir devletin diğer devlet veya uluslararası örgütlerle iliskilerini düzenleyen kurallar ise" dıs hukuk”u meydana getirir. Iç hukukta devlet üstün bir iradeye sahiptir. Fakat, uluslararası hukukta devlet gibi üstün bir iradeye sahip, yani devletlerin bağlı olacakları koyacak ve bunları uygulayacak bir otorite yoktur. Uluslararası hukukta devletler arasında esitlik söz konusudur. Uluslararası toplum, esit ve egemen devletlerin yan yana olduğu bir sistemdir. Bu sistemde, esit ve egemen devletlerin yan yana olması, hem ayırt edici, hem de zayıf olan özelliğidir. Bu durum sistemi güçsüz kılar, çünkü kuralları olusturan, uygulayan ve yorumunu yapan varlıklar, esit ve egemen devletlerdir. Birbirine esit ve egemen varlıklar arasındaki iliskileri düzenleyen hukuk kurallarının kaynağı olarak bir üst organ yoktur. Dolayısı ile bu sistem içinde, kuralları yaratanla, ona tâbi olacak olanlar aynıdır. Milletlerarası toplumda devletteki gibi merkezîlesme yoktur, teskilâttan yoksun bir yapı sergiler. Yasama islevi, devletler tarafından gerçeklestirilir.

Uluslararası hukukun kaynakları, andlasmalar, örf ve adet hukuku, hukukun genel prensipleri, içtihatlar ve doktrindir. Uluslararası hukukun baslıca inceleme konuları sunlardır: Uluslararası hukukun kaynakları, uluslararası hukukun kisileri, uluslararası hukukun mekansal kuralları, kara, deniz, hava ülkesi, devletlerin tanınması, devletlerin halefiyeti, diplomasi iliskileri, sorumluluk, uyusmazlıkların çözümü, kuvvet kullanma.

                                               

Kemal Senocak

Kemal Senocak Eskisehir Osmangazi Üniversitesi rektörüdür. 1968 yılında Sinop’un Gerze ilçesinde doğdu. 1990 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bölümünden mezun olmustur. 14 Haziran 2018 tarihinde Eskisehir Osmangazi Üniversitesi rektörlüğüne atandı. Halen görevine devam etmektedir.

Free and no ads
no need to download or install

Pino - logical board game which is based on tactics and strategy. In general this is a remix of chess, checkers and corners. The game develops imagination, concentration, teaches how to solve tasks, plan their own actions and of course to think logically. It does not matter how much pieces you have, the main thing is how they are placement!

online intellectual game →