Back

ⓘ Kültür yağmacılığı




                                     

ⓘ Kültür yağmacılığı

Kültür yağmacılığı bir kültür veya kimliğin herhangi bir unsurunun baska bir kültür veya kimliğe ait kisiler tarafından taklit edilmesidir. Baskın bir kültürün üyesi dezavantajlı azınlığın kültürünü kendi çıkarı için benimsediğinde bu durum tartısma konusu hâline gelebilir.

Uygulamayı elestirenlere göre kültür yağmacılığı; kültürlesme, asimilasyon veya kültürel etkilesimden farklıdır; çünkü bu sahiplenme durumu bir "sömürgecilik" biçimidir. Kültürel unsurlar baskın bir kültürün üyeleri tarafından azınlık kültüründen kopyalandığında ve bu unsurlar orijinal kültürel bağlamlarının dısında kullanıldığında bu kültür yağmacılığı olarak kabul edilir.

Kültür yağmacılığı, kültürlerini muhafaza etmeye çalısan koruma için çalısan yerli halklar, kökenlerin toplu fikrî mülkiyet haklarını savunanlar, sömürge yönetimi altında yasamıs veya yasamakta olanlar dahil olmak üzere çesitli grup ve bireyler tarafından zararlı bir eylem olarak kabul edilir. Kültür yağmacılığı; baska bir kültürün dinî ve kültürel geleneklerinin, modasının, sembollerinin, dilinin ve müziğinin sömürülmesini içerebilir.

Bu tür yağmacılığı sömürü olarak görenler; kültürel ögelerin kendi bağlamlarından çıkarıldığında kaybolduğunu veya sömürenler tarafından çarpıtıldığını belirterek bu tür eylemlerin saygısızlık olduğunu ifade ederler. Azınlık kültürde derin bir anlam tasıyabilecek kültürel ögeler, baskın kültürden gelenler tarafından "egzotik" moda veya oyuncaklara indirgenebilir. Kjerstin Johnson, bu tür bir yağmacılık yapıldığında "baskıyı deneyimlemeyen taklitçinin, baska kültürlerin karsılastığı ayrımcılıkların hiçbirini yasamadan geçici olarak" egzotik bir "ötekiyi" oynayabileceğini yazmıstır. Afrikalı-Amerikalı akademisyen, müzisyen ve gazeteci Greg Tate de kültürlerin sahiplenilmesinin ve "fetislestirilmesinin" kültürüne el konulanları yabancılastırdığını savunmaktadır.

Kültür yağmacılığı ağır bir sekilde elestirilmektedir. Elestirmenler; kavramın genellikle halk tarafından yanlıs anlasıldığını, bazen "kültürel sahiplenme" suçlamalarının farklı bir kültürden yemek denemek veya farklı kültürler hakkında bilgi edinmek gibi durumlara yanlıs sekilde yöneltildiğini belirtiyorlar. Bazı elestirmenler de "kültür yağmacılığı" teriminin kavramsal tutarlılıktan yoksun olduğunu belirterek tanımlandığı sekliyle baska bir kültürü taklit etme eyleminin genellikle sosyal zarara sebep olmadığını söylemektedirler. Bunlara ek olarak terim, "entelektüel özgürlüğe ve sanatçıların kendilerini ifade etmelerine keyfi sınırlar koyabilmekle beraber toplum ayrısmalarını güçlendirerek kurtulustan ziyade düsmanlık olusturarak sikayet duygusunu sürekli hâle getirebilir."