Back

ⓘ Insanın çevre üzerindeki etkisi



Insanın çevre üzerindeki etkisi
                                     

ⓘ Insanın çevre üzerindeki etkisi

Insanın çevre üzerindeki etkisi veya çevre üzerindeki antropojenik etki, biyofiziksel ortamlarda ve ekosistemlerde, biyoçesitlilikte ve doğal kaynaklarda doğrudan veya dolaylı olarak insanlar tarafından neden olunan küresel ısınma, çevresel bozulma, okyanusların asitlenmesi, kitlesel yok olus, biyoçesitlilik kaybı, ekolojik kriz ve ekolojik çöküs gibi değisikliklerdir. Doğayı toplumun ihtiyaçlarına göre sekillendirmenin siddetli efektleri, asırı insan nüfusu artısı ile daha kötü bir hale gelmistir. Insanların çevrede hasara yol açan aktivitelerine nüfus artısı, asırı tüketim, asırı kullanma, çevre kirliliği ve ormansızlasma örnek verilebilir. Insanların yol açtığı bu sorunlardan bazıları, örnek olarak küresel ısınma ve biyoçesitlilik kaybı, insanlık için bir varolussal risk teskil etmektedir ve asırı insan nüfusu artısı bu sorunlarla yakından iliskilidir.

Antropojenik terimi insan aktivitesinden kaynaklanan bir etkiyi veya nesneyi belirtmek için kullanılır. Terim ilk olarak Rus jeolojist Aleksey Petrovich Pavlov tarafından, Ingilizcede ise ilk kez Ingiliz ekolog Arthur Tansley tarafından kullanılmıstı. Atmosferik bilim adamı Paul Crutzen 1970lerin ortasında "Antroposen" terimini tanıttı. Terim genellikle Yesil Devrimin baslangıcından bu yana insan faaliyetlerinden kaynaklanan kirlilik emisyonları bağlamında kullanılır, ancak aynı zamanda çevre üzerindeki tüm önemli insan etkilerini izah etmek için de kullanılır.

                                     

1. Asırı insan nüfusu artısı

David Attenborough gezegendeki insan nüfusunun seviyesini diğer tüm çevre sorunlarının bir çarpanı olarak tanımlar. Kendisi 2013 yılında insanlığı, "nüfus artısını sınırlayarak kontrol edilmesi gereken, yeryüzündeki veba" olarak tanımladı.

Pentti Linkola gibi bazı ekolojistler, asırı insan nüfusu artısını tüm biyosfer için bir tehdit olarak görüyor. 2017 yılında, dünya çapında 15.000den fazla bilim insanı, insanlığa bir "uyarı" yayınladı ve asırı insan nüfusu artısının "birçok ekolojik ve hatta toplumsal tehdidin arkasındaki ana itici güç" olduğunu iddia etti.

                                     

2. Asırı tüketim

Asırı tüketim, kaynak kullanımının ekosistemin sürdürülebilir yenilenme kapasitesinden fazla olması durumudur. Ekolojik ayak izi ile ölçülür. Tahminler insanlığın mevcut talebinin, gezegenin tüm ekosistemlerinin toplamının yenilenme oranından %70 daha yüksek olduğunu gösteriyor. Uzun süreli bir asırı tüketim modeli, çevresel bozulmaya ve nihayetinde kaynak temellerinin kaybına yol açar.

Insanlığın gezegen üzerindeki genel etkisi, sadece insan nüfusundan değil, birçok faktörden etkilenir. Insanların yasam tarzları ve ürettikleri kirlilik esit derecede önemlidir. 2008de The New York Times, dünyanın gelismis uluslarının sakinlerinin petrol ve metal gibi kaynakları insan nüfusunun çoğunluğunu olusturan gelismekte olan ülkelerinkinden neredeyse 32 kat daha fazla tükettiğini belirtti.

Asırı nüfusun etkileri asırı tüketimle birlesir. 2017de Paul Ehrlichin dediğine göre;

Zengin batı ülkeleri artık gezegenin kaynaklarını emiyor ve ekosistemlerini benzeri görülmemis bir hızla yok ediyor. Biz insanlık cep telefonlarımız için daha çok nadir toprak mineralleri elde etmek için Serengeti boyunca otoyollar insa etmek istiyoruz. Denizdeki tüm balıkları yakalıyor, mercan resiflerini mahvediyor ve atmosfere karbondioksit yerlestiriyoruz. Büyük bir yok olma olayını tetikledik Eğer herkes ABD düzeyinde kaynakları tüketseydi - ki bu dünyanın arzuladığı sey - dört veya bes tane daha Dünyaya ihtiyacımız olacak. Gezegenimizin yasam desteğini mahvediyoruz.

Insan uygarlığı doğadaki tüm memelilerin %83ünün ve bitkilerin yarısının yok olmasına sebep oldu. Dünyadaki tavukların toplam ağrılığı tüm yabani kusların üç katı ağırlığındadır ve evcillestirilmis sığır ve domuzlar tüm vahsi memelilerden 14e 1 oranla daha ağırdır. Dünya nüfusunun 9 milyara çıkması ile üresel et tüketiminin 2050ye kadar iki kat, belki de %76ya kadar çıkacağı tahmin ediliyor, bu da eğer yasanırsa Biyoçesitlilik kaybının ve artan sera gazı emisyonlarının önemli bir faktörü olacak.

                                     

3. Balıkçılık ve tarım

Tarımın çevreye olan etkisi, dünya çapında kullanılan çok çesitli tarımsal uygulamalara bağlı olarak değisir. Nihayetinde bu çevresel etki çiftçiler tarafından kullanılan sistemin üretim uygulamalarına bağlıdır. Çevreye salınan emisyonlar ile tarım sistemi arasındaki bağlantı dolaylıdır, çünkü bu aynı zamanda yağıs ve sıcaklık gibi diğer değiskenlere de bağlıdır.

                                     

3.1. Balıkçılık ve tarım Balıkçılık

Balıkçılığın çevreye olan etkisi, asırı avlanma, sürdürülebilir balıkçılık ve balıkçılık yönetimi gibi yakalanacak balığın mevcudiyetini içeren konulara ve mercan resifleri gibi habitatların yanlıslıkla yakalanması ve tahrip edilmesi gibi balıkçılığın çevrenin diğer unsurları üzerindeki etkisini içeren sorunlara bölünebilir.

Bu sorunlar deniz korumasının bir parçasıdır ve balıkçılık bilimi programlarında ele alınmaktadır. Balıkların sağlıklı bir sekilde nesillerine devam etmeleri için ne kadarının avlanabileceği ile insanlığın arzusu arasında gittikçe büyüyen bir uçurum vardır ve bu dünya nüfusu arttıkça daha da kötülesen bir sorundur.

Diğer çevresel sorunlara benzer sekilde, geçim kaynakları için balıkçılığa bel bağlayan balıkçılar ve gelecekteki balık popülasyonlarının sürdürülebilir olması için balıkçılığın azalması veya hatta tamamen durması gerektiğini savunan bilim adamları arasında anlasmazlık olabilir.

Science dergisi Kasım 2006da dört yıllık bir çalısma yayınladı ve bu çalısma, günümüzdeki tüketim trendlerine göre dünyada 2048de doğadan yakalanmıs deniz ürünlerinin tükeneceğini öngördü. Bilim adamları düsüsün ekosistemleri bozulurken aynı zamanda balıkçılık popülasyonunu azaltan asırı avlanma, kirlilik ve diğer çevresel faktörlerin bir sonucu olduğunu belirtti. Ancak çalısma birçok balıkçılık yönetimi yetkilisi, endüstri temsilcisi ve bilim adamı tarafından kusurlu olduğu gerekçesiyle elestirildi. Tonga, Amerika Birlesik Devletleri, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi birçok ülke ve uluslararası yönetim organı deniz kaynaklarını uygun sekilde yönetmek için adımlar atmıstır.

Gıda ve Tarım Örgütü FAO 2018de, özellikle avlanmak için yetistirilen balıkların üretiminin son yirmi yıldır sabit kaldığını, ancak sürdürülemez asırı avlanmanın dünya balıkçılığının %33üne yükseldiğini ve su ürünleri yetistiriciliğinin 1990da yıllık 120 milyon tondan 2018de 170 milyon tonun üzerine çıktığını belirtti.



                                     

3.2. Balıkçılık ve tarım Sulama

Sulamanın çevreye olan etkisi, sulamanın bir sonucu olarak toprak ve su miktarındaki ve kalitesindeki değisiklikleri ve sulama planının sonundaki ve akıs asağısındaki doğal ve sosyal kosullar üzerinde ortaya çıkan etkileri içerir.

Sulamanın etkileri, sulama planının kurulması ve isletilmesi nedeniyle değisen hidrolojik kosullardan kaynaklanmaktadır.

Sulama planı genellikle nehirden su çeker ve sulanan alana dağıtır. Bunun hidrolojik sonuçları söyle sıralanabilir;

  • Nehirdeki buharlasma artar
  • Nehirdeki yenilenebilir yeraltı suları artar
  • Nehrin akıntı yönündeki desarjı azalır
  • Drenaj akısı artar
  • Su tablasının seviyesi yükselir

Bu etkiler, doğrudan etkiler olarak adlandırılabilir.

Sulamanın toprak ve su kalitesi üzerindeki etkileri dolaylı ve karmasıktır ve doğal, ekolojik ve sosyoekonomik kosullar üzerinde müteakip etkileri bulunur. Sulama bazı durumlarda su baskını ve toprak tuzluluğu ile sonuçlanabilir. Bununla birlikte, toprak drenajı ile kullanıldığında toprak tuzlanmasının üstesinden de gelebilir.

Yeraltı suyunun kuyulardan çıkarılmasıyla da sulama yapılabilir. Bunun hidrolojik bir sonucu olarak su seviyesinin düstüğü bulunmustur. Kuyu kullanarak yapılan sulamanın etkileri diğer sekillerde yapılan sulamadan farklı olabilir, ancak yine de zararlıdır.

Sulama projelerinin büyük faydaları olabilir, ancak olumsuz etkiler genellikle göz ardı edilir. Yüksek güçlü su pompaları, barajlar ve boru hatları gibi tarımsal sulama teknolojilerinin, akiferler, göller ve nehirler gibi tatlı su kaynaklarının tükenmesinde etkisi vardır. Tatlı suların, göllerin, nehirlerin ve derelerin yapısındaki bu değisikliğin bir sonucu olarak çevredeki ekosistemler ciddi sekilde değisir ve birçok su türü yok olur.

                                     

4. Madencilik endüstrisi

Madenciliğin çevresel etkileri arasında erozyon, dolinlerin olusumu, biyoçesitlilik kaybı ve madencilik süreçlerinden çıkan kimyasallar tarafından toprak, yer altı suyu ve yüzey sularının kirlenmesi yer almaktadır.

Bitkiler büyümeleri için bazı ağır metallere ihtiyaç duysalar da, bu metallerin fazlası genellikle onlar için zehirlidir. Madenciliğin ortaya çıkmasına sebep olduğu ağır metallerle kirlenmis bitkiler genellikle düsük büyüme, verim ve performans göstermektedir. Ağır metallerin neden olduğu kirlilik, toprağın organik madde bilesimini azaltarak toprak besin maddelerinde düsüse neden olur ve bu da bitkilerin büyümesinde bir düsüse hatta ölümlerine neden olmaktadır.

Çevreye zarar vermesinin yanı sıra, kimyasalların sızmasından kaynaklanan kirlilik insan sağlığını da etkilemektedir. Bazı ülkelerde madencilik sirketlerinin çevre ve rehabilitasyon kurallarına uymaları ve madencilik yaptıkları alanın madencilikten önceki durumuna yakın hale getirilmesini sağlamaları bir yasal yükümlülük olsa da, dünyanın çoğunda bu yasalar mevcut değildir. Bazı madencilik yöntemlerinin önemli çevresel ve insan sağlığına etkileri olabilir. Ağır metaller genellikle toprak biyotasına karsı zehirli etkiler gösterir ve bu, mikrobiyal süreçlerin etkilenmesi ve toprak mikroorganizmalarının sayısının yanı sıra aktivitesini de azaltır. Düsük ağır metal konsantrasyonunun bitkilerin fizyolojik metabolizmasını engelleme sansı da yüksektir.



                                     

5. Enerji endüstrisi

Enerji üretiminin ve tüketiminin doğa üzerindeki etkileri türlü türlüdür. Son yıllarda, yenilenebilir enerji kaynaklarının artan kullanımının ticarilestirilmesine doğru bir eğilim vardır.

Fosil yakıtların tüketimi küresel ısınmaya ve iklim değisikliğine yol açmaktadır. Ancak, dünyanın çoğu yerinde durumu iyilestirmeye yönelik çok az ilerleme vardır. Buna rağmen hızla gelisen teknolojiler bir enerji dönüsümü devri baslatıp insanlığın yenilenebilir enerji kaynaklarına geçisini sağlayabilir.

                                     

5.1. Enerji endüstrisi Barajlar

Dünya su ve enerji talebi arttıkça, barajların sayısı ve büyüklüğü de artmakta, ve barajların çevresel etkisi giderek artan bir incelemeye tabi tutulmaktadır.

Barajlar ve rezervuarlar içme suyu sağlamak, hidroelektrik enerji üretmek, sulama için su kaynağı sağlamak, rekreasyonel fırsatlar sağlamak ve taskın kontrolü sağlamak için kullanılabilir. Barajların çevresel etkisi farklı barajlar ve rezervuarlar arasında büyük farklılıklar gösterse de, ana etkiler arasında denizde akan balıkların tarihi çiftlesme alanlarına ulasmasının engellenmesi, mansap suyuna daha az erisim ve bölgedeki balıkçı toplulukları için daha az avlanma yer alıyor. Teknolojideki gelismeler, barajların birçok olumsuz etkisine çözüm sağlamıstır, ancak bu teknolojiler, yasalarca gerekli değilse veya para cezası tehdidi altında değilse genellikle yatırım yapmaya değer görülmemektedir.​

                                     

5.2. Enerji endüstrisi Biyodizel

Biyodizel kullanımı ve üretimi doğayı enerji kullanımı, sera gazı salınımları ve kirlilik ile diğer enerji üretimi yöntemleriyle karsılastırıldığında olumlu bir sekilde etkiler. ABD Tarım Bakanlığı ve ABD Enerji Bakanlığı tarafından yapılan ortak bir yasam döngüsü analizi, otobüslerde petrol dizeli yerine %100 biyodizel kullanılmasının petrole oranla yasam döngüsü tüketimini %95 azalttığını ortaya koymustur. Biyodizel kullanımı karbondioksit salınımını da petrole oranla %78.45 azaltmaktadır.​

                                     

5.3. Enerji endüstrisi Elektrik üretme

Elektrik üretmenin önemli bir çevresel etkisi vardır, çünkü modern toplum büyük miktarlarda elektrik enerjisi kullanır. Bu güç normalde baska türden enerjiyi elektriğe dönüstüren santrallerde üretilir. Bu tür sistemlerin her birinin avantajları ve dezavantajları vardır, ancak bu dezavantajların çoğunu önemli çevresel sorunlara sebep olmaları olusturur.​

                                     

5.4. Enerji endüstrisi Kömür

Kömür madenciliğinin ve tüketiminin doğaya etkisi çesitlidir. Kömür tüketimi, cıva, uranyum, toryum, arsenik ve diğer ağır metaller içeren uçucu kül dahil olmak üzere her yıl yüz milyonlarca ton katı atık üretir. Atmosferdeki insan kaynaklı karbondioksitin en büyük sebebi kömürdür. Kömür, insan sağlığını da kötü etkiler. Dünya Sağlık Örgütünün 2008 yılında yayınladığı bir rapora göre, kömür partikülü kirliliğinin dünya çapında her yıl yaklasık 10.000 yasamı kısaltacağı tahmin edilmektedir.​

                                     

5.5. Enerji endüstrisi Nükleer enerji

Nükleer enerjinin çevresel etkisi, madencilik, isleme, tasıma ve radyoaktif yakıt atıklarını içeren nükleer yakıt döngüsü sürecinden kaynaklanmaktadır. Radyasyon bir kanserojendir ve canlı organizmalar üzerinde çok sayıda etkiye neden olur. Çernobil Faciası, Fukusima I Nükleer Santrali kazaları ve Three Mile adası kazası gibi nükleer santral felaketlerinin çevresel etkileri süresiz olarak devam eder. Radyoaktif parçacıkların bozulma ve tehlikeli hallerinden çıkma hızı büyük ölçüde değisir, örnek olarak nadiren de olsa nükleer santrallerde kullanılan Plütonyum-244ün çözünmesi 161.1 milyon yıl alır.​

                                     

5.6. Enerji endüstrisi Petrol

Petrolün çevreye olan etkisi genellikle olumsuzdur, çünkü petrol tüm yasam formları için zehirlidir. Petrol, özellikle hem evler hem de ticari faaliyetler için ulasım ve ısıtma olmak üzere günümüz toplumunun neredeyse tüm yönleriyle yakından bağlantılıdır.​

                                     

5.7. Enerji endüstrisi Petrollü seyl

Petrollü seyl endüstrisi çevreyi petrol seylinin çıkarılması ve islenmesinden kaynaklanan arazi kullanımı, atık yönetimi, su ve hava kirliliği ile etkiler. Petrollü seyl yataklarının yüzey madenciliği, açık ocak madenciliğinin olağan ve beklenen negatif çevresel etkilerine yol açar. Ek olarak, petrollü seylin yakılması, bertaraf edilmesi gereken atık maddeler ve karbondioksit dahil olmak üzere zararlı atmosferik emisyonlar üretir. Petrollü seyl endüstrisinde kullanılacak yeni karbon tutma ve depolama teknolojileri gelecekte bu endiselerin bir kısmını azaltabilir, ancak yeraltı suyu kirliliği gibi bazı diğer sorunların boyutunu arttırabilir.

                                     

5.8. Enerji endüstrisi Rüzgâr gücü

Geleneksel enerji kaynaklarının çevresel etkileri ile karsılastırıldığında, rüzgar enerjisinin çevresel etkisi nispeten küçüktür. Rüzgar enerjisiyle çalısan elektrik üretimi, fosil yakıtlı güç kaynaklarının aksine yakıt tüketmez ve hava kirliliği yaymaz. Bir rüzgar santrali insa etmek için kullanılan malzemeleri üretmek ve tasımak için harcanan enerji, santral tarafından birkaç ay içinde üretilen yeni enerjiye esittir.

Diğer yapay yapıların çevresinde olduğu gibi rüzgar türbinlerinde de kus ve yarasa ölümlerine dair raporlar vardır, ancak bu ölümlerin çevreye önemli bir etkisinin olup olmadığı tartısmalıdır.​ Bunun gibi toplu hayvan ölümlerinin engellenmesi ve turbalıkların korunması için yapılacak girisimler rüzgar türbinlerinin konumunu ve çalısmasını etkileyecektir.

Rüzgar türbinlerinin çıkardığı gürültünün yakınında yasayan insanlar üzerindeki etkileri hakkında çelisen raporlar vardır.

                                     

6.1. Üretim Boya

Boyanın çevresel etkisi türlü türlüdür. Geleneksel boyama malzemeleri ve islemleri, kursun ve diğer katkı maddelerinin kullanımından kaynaklananlar dahil olmak üzere çevre üzerinde zararlı etkilere sahip olabilir. Israfın en aza indirilmesi basta olmak üzere boyanın çevresel etkisini azaltmak için çesitli önlemler alınabilir.

                                     

6.2. Üretim Ilaçlar ve kisisel bakım ürünleri

Ilaçların ve kisisel bakım ürünlerinin çevresel etkisi büyük ölçüde spekülatiftir. Kisisel bakım ürünleri, bireyler tarafından kisisel sağlık veya kozmetik nedenlerle kullanılan maddeler ve tarım isletmesi tarafından çiftlik hayvanlarının büyümesini veya sağlığını artırmak için kullanılan ürünlerdir. Dünyanın her yerindeki su kütlelerinde kisisel bakım ürünleri tespit edilmistir. Bu kimyasalların insan ve çevre üzerindeki etkileri henüz bilinmemektedir, ancak bugüne kadar insan sağlığını etkilediklerine dair bilimsel bir kanıt yoktur.​

                                     

6.3. Üretim Kağıt

Kağıdın büyük bir çevresel etkisi vardır. Baskı makinesi ve yüksek mekanize ağaç hasadı gibi modern teknolojinin kullanılmasıyla kağıt ucuz bir meta haline gelmistir ve bu, yüksek düzeyde tüketime ve israfa yol açmıstır. Çevre örgütleri tarafından yapılan lobi faaliyetleri nedeniyle çevre bilincinin artması ve hükümet düzenlemelerinin artmasıyla birlikte artık kağıt hamuru ve kağıt endüstrisinde sürdürülebilirliğe doğru bir eğilim var.​

                                     

6.4. Üretim Nanoteknoloji

Nanoteknolojinin çevresel etkisi iki boyuta ayrılabilir: çevreyi iyilestirmeye yardımcı olacak nanoteknolojik yenilikler potansiyeli ve nanoteknolojik malzemelerin çevreye salındığında neden olabileceği olası bir yeni kirlilik türü. Nanoteknoloji gelismekte olan bir alan olduğundan, nanomalzemelerin endüstriyel ve ticari kullanımının organizmaları ve ekosistemleri ne ölçüde etkileyeceği konusunda büyük tartısmalar vardır.​

                                     

6.5. Üretim Pestisitler

Pestisitlerin çevresel etkisi genellikle onları kullananların amaçladığından çok daha büyüktür. Kullanılan pestisitlerin %98inden fazlası hedef olmayan canlı türleri, hava, su, dip çökeltileri ve yiyecek dahil olmak üzere hedefleri dısında bir hedefe ulasır. Pestisitler, üretim alanlarından ve depolama tanklarından döküldüğünde, atıldığında, havadan püskürtüldüğünde ve algleri öldürmek için suya püskürtüldüğünde toprağı ve suyu kirletmektedir.

Amaçlanan uygulama alanından kontrol dısı çıkan ve böylece istenmeyen yerlerde etki gösteren pestisit miktarı, kullanılan pestisitin belirli özelliklerinden etkilenir; toprağa bağlanma eğilimi, buhar basıncı, suda çözünürlüğü ve zamanla zayıflamaya karsı direnci gibi. Toprağın dokusu, suyu tutma yeteneği ve içerdiği organik madde miktarı gibi faktörler de bölgeden ayrılacak pestisit miktarını etkiler. Bazı pestisit türleri küresel ısınmaya ve ozon tabakasının incelmesine de katkıda bulunmaktadır.​



                                     

6.6. Üretim Temizlik maddeleri

Temizlik maddelerinin çevreye olan etkisi türlü türlüdür. Son yıllarda bu etkileri kontrol altına almak için önlemler alınmaya baslanmıstır.

                                     

7. Ulasım

Ulasımın çevresel etkisi çok önemlidir, çünkü ulasım önemli bir enerji tüketicisidir ve dünyada kullanılan petrolün çoğu ulasım için kullanılır. Bu, nitröz oksitler ve partiküller dahil olmak üzere hava kirliliği yaratır ve ulasımın en hızlı büyüyen emisyon sektörü olduğu karbondioksit emisyonu yoluyla küresel ısınmaya önemli bir derecede katkıda bulunur. Karayolu ulasımı havayı en çok kirleten ulasım sektörüdür.​

Gelismis ülkelerdeki çevresel düzenlemeler, bireysel araç emisyonlarını azaltmıstır; ancak bu, araç sayısındaki artıs ve her aracın daha fazla kullanılmasıyla dengelenmistir. Karayolu araçlarının karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltmaya yönelik bazı yollar üzerinde çalısılmıstır, ancak günümüze kadar önemli bir gelisme elde edilmemistir. Enerji kullanımı ve emisyonlar büyük ölçüde ulasım türleri arasında farklılık göstererek, çevrecilerin hava ve karayolundan demiryoluna ve insan gücüyle çalısan tasımacılığa geçisi talep etmesine ve ulasım elektrifikasyonu ve enerji verimliliğini arttırmasına neden olmaktadır.​

                                     

7.1. Ulasım Havacılık

Havacılığın çevresel etkisi, uçak motorlarının yaydığı, iklim değisikliğine ve küresel ısınmaya katkıda bulunan gürültü, partikül ve gazlar nedeniyle olusur. Hem daha verimli hem de daha az kirletici turbofan ve turboprop motorların üretilmesine rağmen, son yıllarda hava yolculuğunun hızla büyümesi ve otomobillerin sebep olduğu emisyondaki azalıs, havacılığa atfedilebilecek toplam kirlilik oranında bir artısa sebep olmaktadır. Avrupa Birliğinde, havacılıktan kaynaklanan sera gazı emisyonları 1990 ile 2006 arasında %87 artmıstır. Bu fenomene yol açan diğer faktörler arasında artan hipermobil yolcu sayısı ve sık uçan yolcu programları gibi hava yolculuğunu sıradan hale getiren sosyal faktörler vardır.

Havacılığın toplam dıs maliyetlerinin dikkate alınmasını sağlamak amacıyla, olası hava yolculuğunun vergilendirilmesi ve havacılığın bir emisyon ticaret sistemine dahil edilmesi hakkında devam eden bir politik tartısma bulunmaktadır.​

                                     

7.2. Ulasım Yollar

Yolların çevresel etkisi, gürültü, ısık kirliliği, su kirliliği, habitat tahribatı ve yerel hava kalitesi gibi otoyolların yerel etkilerini; ve araç emisyonlarından kaynaklanan iklim değisikliği gibi daha genis etkileri içerir. Yolların ve diğer ilgili tesislerin tasarımı, insası ve yönetimi ile araçların tasarımı ve düzenlenmesi, yolların çevresel etkisini değisen derecelerde iyilestirebilir.​

                                     

7.3. Ulasım Deniz ulasımı

Deniz tasımacılığı ve ulasımının çevresel etkisi; sera gazı emisyonlarını ve petrol kirliliğini içerir. 2007 yılında, deniz tasımacılığından kaynaklanan karbondioksit emisyonları küresel toplamın %4 ila 5ini olusturuyordu ve Uluslararası Denizcilik Örgütü IMO tarafından, herhangi bir önlem alınmazsa 2020 yılına kadar bu oranın %72 artacağı tahmin edilmistir. Ayrıca, istilacı türlerin nakliye yoluyla, genellikle kendilerini geminin gövdesine saklayarak yeni alanlara sokma ve o alanın ekolojisini bozma potansiyeli de vardır.

IMO Gemilerin Sebep Olduğu Sera Gazı Emisyonları Çalısma Grubunun Birinci Oturumlararası Toplantısı 23-27 Haziran 2008 tarihlerinde Norveçin Oslo kentinde gerçeklestirilmistir. Toplantının amacı, geleceğin bir parçasını olusturabilecek azaltma mekanizmaları için teknik temeli gelistirmekti.

                                     

8. Askeriye

Genel askeri harcamalar ve askeri faaliyetler belirgin çevresel etkilere sahiptir. ABD ordusu, tehlikeli maddelerle kirletilmis 39.000den fazla alandan sorumludur, ve bu kritere göre dünyadaki en kötü kirletici ordu olarak kabul edilmektedir. Birçok çalısma, daha yüksek askeri harcama ile daha yüksek karbon emisyonları arasında güçlü bir pozitif korelasyon bulmustur. Askeri faaliyetler arazi kullanımını etkiler ve son derece yoğun kaynak gerektirir.​

Ordunun çevre üzerinde yalnızca olumsuz etkileri yoktur. Bir bölgenin arazi yönetimine, korunmasına ve yesillendirilmesine yardımcı olan birçok askeri örnek vardır. Ek olarak, bazı askeri teknolojilerin çevre bilimcileri için son derece yararlı olduğu kanıtlanmıstır.​

Insan yasamına ve topluma maliyetinin yanı sıra, savasın önemli bir çevresel etkisi vardır. Savas sırasında veya sonrasındaki yakıp yıkma taktikleri, kayıtlı tarihin çok büyük bir kısmında kullanılmıstır, ancak modern teknolojiyle birlikte çevre üzerinde çok daha büyük bir yıkıma neden olabilecek hale gelmistir. Patlatılmamıs mühimmatlar, örnek olarak mayınlar, bir araziyi savas sonrasında herhangi bir kullanım için kullanılamaz hale getirebilir veya o araziyi ulasım için kullanıp üzerinden geçmeyi tehlikeli veya ölümcül hale getirebilir.​

                                     

9. Isık kirliliği

Geceleri ortaya çıkan asırı yapay ısık, insanların biyosferde yaptığı en bariz fiziksel değisikliklerden biridir ve uzaydan gözlemlenmesi en kolay kirlilik biçimidir. Yapay ısığın temel çevresel etkileri, ısığın hayvanlar tarafından genellikle yönlerini belirlemek için bir bilgi kaynağı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Görsel avcıların avlanma verimliliği genellikle yapay ısık altında artar, ve bu doğanın avcı-av dengesini bozar. Yapay ısık ayrıca yayılma, oryantasyon, göç ve hormon seviyelerini de etkiler ve bu da biyolojik saatlerin bozulmasına neden olur.

Free and no ads
no need to download or install

Pino - logical board game which is based on tactics and strategy. In general this is a remix of chess, checkers and corners. The game develops imagination, concentration, teaches how to solve tasks, plan their own actions and of course to think logically. It does not matter how much pieces you have, the main thing is how they are placement!

online intellectual game →