Back

ⓘ Türk Dil Kurumu



                                               

Muhiddin Gülal

                                               

Dervis Hima

Dervis Hima, 19. yüzyıl Arnavut siyasetçi ve Arnavutluk Bağımsızlık Bildirgesine katılan delegelerden biriydi. Bir yayıncı olarak ülkeden ülkeye seyahat ederek Arnavutluku makaleler ve brosürler ile tanıttı.

                                               

Faruk Fatih Özer

Faruk Fatih Özer, nitelikli dolandırıcılık nedeniyle kırmızı bülten ile aranan Türk girisimcidir. Nisan 2021de Arnavutluka kaçmıstır. Türkiye Cumhuriyetinin en büyük dolandırıcısı olarak tarihe geçmistir.

                                               

Mustafa Tunahan Bodur

                                               

Sahap Sıtkı

Sahap Sıtkı Ilter, Türk sair, yazar. Siir, öykü, oyun, roman alanında eser vermistir. Özellikle geçim sıkıntısı içindeki insanları anlattığı yapıtlarıyla tanındı; eserlerinde toplumdaki esitsizliklere ve sınıflar arasındaki farka dikkat çekti ve modern insanın yalnızlığını, iç çatısmalarını anlattı. Acı adlı eseriyle 1970te Türk Dil Kurumu Öykü Ödülünü kazandı. Ayrı Dünyalar 1961 adlı oyunu Devlet Tiyatrosunda sahnelenmistir 1961.

                                               

Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi

Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi, Rodosun Dünya Mirası eski kentinin en güzel yapılarından birisi olan Süleymaniye Camiinin karsısındaki sakin bir avluda yer alan bir tarihi yapıdır.

Türk Dil Kurumu
                                     

ⓘ Türk Dil Kurumu

Türk Dil Kurumu, Türkçeyi incelemek ve Türkçenin gelismesi için çalısmak amacıyla 12 Temmuz 1932de Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan kurumdur. Türkiyenin baskenti Ankarada yer alan kurum, Türk dili üzerine çalısmaların yapılıp yayımlandığı bir merkezdir. Türk Dil Kurumu 1955ten baslayarak çesitli dallarda ödüller verdi. Ödüller her yıl 26 Eylül Dil Bayramında Ankarada yapılan törenle sahiplerine verilirdi. Ödül verilen dallar farklı yönetmeliklere göre zaman değisirdi. 1983te Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesine alındıktan sonra Türk Dil Kurumu ödülleri kaldırıldı.

                                     

1. Tarihçe

Kurum "Türk Dili Tetkik Cemiyeti" adı ile 12 Temmuz 1932de Mustafa Kemal Atatürkün talimatıyla, devletten ayrı bir dernek olarak kurulmustur. Kurumun kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmıs edebiyatçıları olan Samih Rifat Bey, Rusen Esref, Celâl Sahir ve Yakup Kadridir. Kurumun ilk baskanı Samih Rifat Beydir. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin gereği, "Türk dilinin öz güzelliğini ve varsıllığını ortaya çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yarasır yüksekliğe eristirmek" olarak belirlenmistir. Atatürkün sağlığında 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmis, hem dil siyaseti belirlenmis, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartısılmıstır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayında yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı için yayımlanan bildiride Kurultaya yalnız uzmanların, Türkçe edebiyat öğretmenleri ile yazarların değil, halktan da dileyenlerin katılması öngörüldüğü için, yayımlanan bildiride Kadın erkek her Türk yurttas Türk Dili Tetkik Cemiyeti üyesidir. Kendini Kurultaya çağrılmıs saymalıdır denilmisti. Kurultayın sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalısmalarını sürdürmesi kabul edilmisti.

Atatürkün kendisi de Türk dili üzerindeki yerli ve yabancı arastırmaları inceleyerek, dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde arastırmalar yapmaya yönlendirmistir. Nitekim Türk dilinin en eski anıtları olan Göktürk yazılı metinlerin ilk iki cildi onun sağlığında yayımlanmıs; 1940larda yayın hayatına çıkabilen Divânu Lügatit-Türk ve Kutadgu Bilig gibi yapıtlar üzerinde yine onun sağlığında çalısılmaya baslanmıstır. Daha sonra birçok cilt hâlinde ortaya çıkacak olan Tarama ve Derleme Sözlüğüyle ilgili çalısmalar da Atatürkün sağlığında baslamıstır. Tarama Sözlüğü, 13. yüzyılda baslayan Batı Türkçesinin eski eserlerinin taranmasıyla; Derleme Sözlüğü, Anadolu ağızlarında kullanılan kelimelerin derlenmesiyle olusturulmus büyük sözlüklerdir. Çağdas Türkçenin dilbilgisi, sözlüğü, yazımı ve terimleriyle ilgili çalısmalar da Atatürk tarafından ilgiyle izlenmistir.

Türk Dil Kurumunun kurulusuyla birlikte çağdas Türkçede Atatürkün öncülüğünde özlestirme akımı baslamıstır. Atatürkün ölümünden sonra Öz Türkçe akımı Türk aydınları arasında sürekli tartısılan bir konu olmustur. Türk Dil Kurumu bu akımın öncülüğünü yapmayı 1983e dek sürdürmüstür.

Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı vasiyetname ile mal varlığının bir bölümünü Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumuna bırakmıstır. Fakat Atatürkün vasiyetnamesi 1983te bu kurumlar devletlestirilerek çiğnenmistir.

Türk Dil Kurumu, 1940ta Bakanlar Kurulu kararıyla "kamu yararına çalısan dernekler" statüsü kazandı. 1951de Demokrat Parti iktidarının bütçe görüsmeleri sırasında kurumun ödeneğinin kesilmesine karar verildi. Bir baska önemli yapı değisikliği 1982-1983 yıllarında gerçeklestirilmistir. 1982de kabul edilen ve su anda da yürürlükte olan Anayasa ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu, bir Anayasa kurulusu olan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınarak devletlestirilmis ve dernek tüzel kisiliklerine son verilmistir.

Atatürk, 1 Kasım 1936da Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5. dönem 2. yasama yılının açılıs konusmasında Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumunun geleceği ile ilgili dileklerini su sözlerle dile getirmisti:

Baslarında değerli Eğitim Bakanımız bulunan Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumunun her gün yeni gerçek ufuklar açan, ciddi ve aralıksız çalısmalarını övgü ile anmak isterim. Bu iki ulusal kurumun, tarihimizin ve dilimizin, karanlıklar içinde unutulmus derinliklerini, dünya kültüründe baslangıcı temsil ettiklerini, kabul edilebilir bilimsel belgelerle ortaya koydukça, yalnız Türk ulusunun değil, bütün bilim dünyasının ilgisini ve uyanmasını sağlayan, kutsal bir görev yapmakta olduklarını güvenle söyleyebilirim. Alkıslar Tarih Kurumunun Alacahöyükte yaptığı kazılar sonucunda, ortaya çıkardığı bes bin bes yüz yıllık maddi Türk tarih belgeleri, dünya kültür kahraman tarihinin yeni bastan incelenmesini ve derinlestirilmesini gerektirecektir. Birçok Avrupalı bilim adamının katılması ile toplanan son Dil Kurultayının aydınlık sonuçlarını görmekle çok mutluyum. Bu ulusal kurumların az zaman içinde ulusal akademilere dönüsmesini dilerim. Bunun için, çalıskan tarih, dil ve bilim adamlarımızın, bilim dünyasınca tanınacak orijinal eserlerini görmekle mutlu olmanızı dilerim.

2018 yılının Haziran ayında Mustafa Sinan Kaçalin görevinden alınarak Gürer Gülsevin baskanlık görevine getirildi.

                                     

2. Amaçları

TDKnin 2003-2007 Stratejik Plan Raporuna göre amaçları sunlardır:

  • Türkçenin her alanda doğru, güzel ve etkili kullanılmasına katkıda bulunmak.
  • Türkçeyi bilim, kültür, edebiyat ve öğretim dili olarak gelistirmek ve yaygınlastırmak.
  • Akademik altyapıyı ve kurumsal donanımı güçlendirerek Kurumun Türk dili alanındaki bilimsel yetkinliğini ortaya koymak.
  • Türk dilinin zenginliklerinin korunup islenerek gelecek kusaklara aktarılmasını sağlamak.
                                     

3. Tartısmalı baslıklar

Kurum, Suriye Iç Savası sırasında bazı basın kuruluslarında Suriye Cumhurbaskanı Bessar Esadın adının Bessar Esed seklinde yazılmasıyla baslayan tartısmada Bessar Esed adının tercih edilmesini önermistir.

2013 Taksim Gezi Parkı protestoları sırasında Basbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından eylemcilere çapulcu denmesinin ardından bu yorum büyük tepki çekmis tepkilerden sonra ise Türk Dil Kurumunun, çapulcu kelimesinin tanımını "Baskasının malını alan, yağma, talan eden kimse, talancı, yağmacı, plaçkacı" tanımından "Düzene aykırı davranıslarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı" olarak değistirdiği iddia edilmistir. Ancak, Türk Dil Kurumu Baskanlığı TDK, sözlüklerindeki "çapulcu" kelimesinin anlamında herhangi değisiklik yapılmadığını bildirdi. Kurumun hazırladığı ve su anda satısta olan 11. baskı Türkçe Sözlükün 2010da yayımlandığına isaret edilen açıklamada, "Bu sözlükte çapulcu kelimesinin tarifi neyse internet sayfamızdaki sözlüğümüzde yer alan tarif de aynıdır. Herhangi bir değisiklik söz konusu değildir" ifadelerinden herhangi bir değisikliğin gerçeklesmediği ortaya konmustur.

Kurumun, 2012-13 Mısır protestoları sonrasında görevden alınan Muhammed Mursinin durumu kamuoyu tarafından irdelenirken sözlükteki darbe tanımının değistirildiğinin iddia edilmesi üzerine tepki almıs, karar Türkiye P.E.N. Yazarlar Derneği tarafından elestirilerek TDK Yönetimi istifaya davet edilmistir. Türk Dil Kurumu Baskanı Prof. Dr. Mustafa S. Kaçalinin 20 Haziran Persembe günü Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada " Son günlerde günlük hadiseler dolayısıyla halkımızda bazı kelimelere karsı merak ve hassasiyet uyanmıstır. Önce" çapulcu” ardından" darbe” kelimesinin, ülke gündeminin etkisinde kalınarak verilen ani kararlarla değistirildiği yönündeki asılsız haberler, doğru ile yanlısın birbirine karısmasına sebebiyet vermis ve Kurumumuz sözlü ve yazılı olarak zaman hakarete varan haksız ithamlarla karsı karsıya kalmıstır. Bütün bu gelismeler Kurumumuzca bir açıklama yapılmasını zaruri kılmıstır." ifadelerine yer vererek değisiklik yapılmadığını kanıtlarıyla ortaya koymustur.

10 Mart 2015 tarihinde, "müsait" kelimesinin karsılığını "flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen kadın" olarak vermesi tepki görmüstür. TDK tarafından yapılan açıklama su sekildedir: TDK’nin üç gün süren toplantısında bir yandan Türkçenin Etimoloji Sözlüğü’nün düzenlenisi üzerine konusmalar yapılmıs, öte yandan da Türkçe Sözlük’ün mevcut maddelerinin tanımı görüsülmüs, Sözlük’teki tanımların bastan sona dikkatle yeniden okunmasına, düzenlenmesine karar verilmistir. Sözlükçünün görevi bir kelimeye kendi basına, masa basında yeni bir anlam katmak değil, yazı dilinde ve günlük dilde kullanılıslarına bakıp var olanı tespit ederek sözlüğe yansıtmaktır.

Kelime ilk defa 1918’de tespit edilmistir. Teklz. Flörte temayülü olan: Ne müsait kız. Bana tuhaf gülüyor. Eliyle manasını anlamadığım isaretler yapıyor. Ömer Seyfeddin." Nakarat”,Yeni Mecmua, C. 3, S. 63, 3 Tesrinievvel 1918, s. 218.

Kelimenin bu anlamı ilk defa Meydan Larousse Ansiklopedisi’nde asağıdaki sekilde yer almıstır. Belli ki müsait sözünün bugünlerde söz konusu edilen anlamı 1983’te yayımlanan 7. baskıya bu yolla girmis olmalıdır. Söz konusu anlam tam da bu hâliyle ilk kez 1983’te Türkçe Sözlük’e girmistir 682. sayfa, sol sütun.

O dönem sözlüğü hazırlayanların hangi düsünce ile bu anlamı müsait kelimesine ilave ettiklerini bilemiyoruz. Ancak kesin olan, bu anlam, 1983’ten beri Sözlük’ün her baskısında aynı sekilde devam etmistir. Yani bir iki günlük bir konu veya is değildir, 32 yıldan beri bu anlam sözlükte asağıdaki sekliyle mevcuttur. müsait s. müsa:it Ar. musāid 1. Uygun, elverisli: Müsait bir gün geleceğim. 2. tkz. Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen kadın.

Asağıdaki sözlüklerde ise TDK Sözlük’ünde verilen anlam aynı sekilde yer almıstır. Karacan Büyük Sözlük ve Genel Kültür Ansiklopedisi, C. 5 L-R, s. 1521, sol sütun. Milliyet Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedi, 1986, C. 16, 8466, sol sütun. Dil Derneği, Türkçe Sözlük, 2. baskı, 2005, s. 1394, sağ sütun. Ali Püsküllüoğlu, Türkçe Sözlük, Genisletilmis 5. baskı, 2004, s. 1276, sol sütun. Türkçenin derlemi corpus üzerine hazırlanmıs en genis çalısmaya baktığımızda müsait’in 560 kez geçtiğini görürüz. Ancak söz konusu edilen ikinci anlam bu 560 örnek arasında karsımıza çıkmaz. Türkçe Sözlük’te teklifsiz konusmaya tkz. özgü bir kullanım olarak kaydedilen bu anlam belli ki bir tür argo kullanımdır. Büyük bir ihtimalle de 1980li yıllarda bu anlam, belirli bir çevrede kullanılmıs olabilir. Bugün bu anlam herkesçe bilinen bir anlam değildir. Belki de bir döneme özgü, moda sözlerdendir. Bir yönden cinsiyet ayrımcılığı güden, bir yönden de bu anlamıyla kullanılısı neredeyse hiç bilinmeyen bu kelime, Türkçe Sözlük’ün yeni baskısında ve Genel Ağ ortamındaki kullanımlarında gerekli taramalar yapıldıktan sonra yeniden düzenlenecektir. Kamuoyunda tartısmalara sebep olan bu ve benzeri konularla ilgili TDK olarak çalısma yapılacak ve kamuoyuyla paylasılacaktır.



                                     

4. Çalısmaları

Bugün Türk Dil Kurumu, 20si Yükseköğretim Kurulu; 20si Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu tarafından seçilen 40 asil üyeye sahiptir. Üyelerin büyük çoğunluğu Türk üniversitelerinde çalısan Türkologlardır. Basbakanın önerisi doğrultusunda Cumhurbaskanı tarafından atanılan TDK Kurum Baskanı ve 40 asîl üye Bilim Kurulunu olusturur. Kurumun bilimsel çalısmaları bu kurul tarafından planlandığı gibi yönetim islerini üstlenen Yürütme Kurulu ile bilimsel çalısmaları yürüten Kol ve Komisyonların üyeleri de bu kurul tarafından seçilmistir. Bilimsel çalısmaları yürüten kollar sunlardır:

  • Ağız Arastırmaları Bilim ve Uygulama Kolu
  • Kaynak Eserler Bilim ve Uygulama Kolu
  • Gramer Bilim ve Uygulama Kolu
  • Sözlük Bilim ve Uygulama Kolu
  • Terim Bilim ve Uygulama Kolu
  • Dil Bilimi Bilim ve Uygulama Kolu

Türkiye Türkçesinin çağdas sözlüğünü sürekli gelistirerek yayımlayan Türk Dil Kurumu, Yazım Kılavuzu na da son seklini vererek 2000 yılında yeniden yayımlamıstır. 1998 yılı içinde 9. baskısı çıkmıs olan Türkçe Sözlük te 75.000 civarında sözcük yer almıstır.

Son dönemde, yılda 30-40 bilimsel eseri yayın dünyasına kazandıran Türk Dil Kurumunun üç süreli yayını da bulunmaktadır. Güncel dil konularını ve genis kitlenin anlayacağı dilde yazılmıs arastırmaları içine alan Türk Dili dergisi ayda bir yayımlanmaktadır. Altı ayda bir yayımlanan Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi ; Kazak, Kırgız, Tatar vb. Türk topluluklarının dil ve edebiyatlarıyla ilgili arastırmalara yer verir. Türk Dili Arastırmaları Yıllığı-Belleten ise tamamen bilimsel arastırmaları içine alır ve yılda bir sayı yayımlanır.

Türk Dil Kurumunun yürütmekte olduğu projeler sunlardır:

  • Göktürk Runik Yazılı Belge, Yazıt ve Anıtların Albümü Projesi,
  • Yayınlar
  • Türkiye Türkçesi ve Tarihî Devirler Yazı Dilleri Gramerleri Projesi,
  • Türkiye Türkçesi Sözlükleri Projesi,
  • Türk Dünyası Destanlarının Tespiti, Türkiye Türkçesine Aktarılması ve Yayımlanması Projesi.
  • Karsılastırmalı Türk Lehçe ve Siveleri Sözlüğü ve Grameri Saha Arastırması Projesi,

Türk Dil Kurumu 800e ulasan yayını, 40 Bilim Kurulu üyesi, 17 uzmanı, 56 çalısanı ve varsıl bir arastırma kütüphanesiyle çalısmalarını sürdürmektedir.

                                     

5. Süreli yayınlar

  • Türk Dili - Ilk sayısı Ekim 1951de yayımlanmıs aylık dil ve edebiyat dergisidir.
  • Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi - Uluslararası hakemli bir dergidir. Altı ayda bir yayımlanır.
  • Türk Dili Arastırmaları Yıllığı-Belleten - Tamamen bilimsel arastırmaları içine alır. Yılda iki sayı yayımlanır.
                                     

6. Ayrıca bakınız

  • TDK Çocuk Yazını Ödülü
  • Türk Dili dergisi
  • Dil Derneği
  • TDK Yazım Kılavuzu
  • Türk Tarih Kurumu
  • Türkiye Türkçesi
  • Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü
  • Türk Dünyası dil ve edebiyat dergisi
                                     

7. Dıs bağlantılar

  • Sesli Türkçe Sözlük
  • Resmî site
  • Kitaplar Listesi
  • sozluk.gov.tr
  • TDK Güncel Türkçe Sözlük
  • Süreli Yayınlar Listesi
  • TDK Kütüphanesi, Ana sayfa
  • TDK Kisi Adları Sözlüğü
  • TDK Batı Kökenli Sözcükler Sözlüğü
Free and no ads
no need to download or install

Pino - logical board game which is based on tactics and strategy. In general this is a remix of chess, checkers and corners. The game develops imagination, concentration, teaches how to solve tasks, plan their own actions and of course to think logically. It does not matter how much pieces you have, the main thing is how they are placement!

online intellectual game →