Back

ⓘ Islam ve bilim



                                               

Bibliothèque universitaire des langues et civilisations

Akademik Diller ve Medeniyetler Kütüphanesi, 12 Aralık 2011de açılan bir akademik kütüphanedir. Ulusal Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Enstitüsü ile beraber Parisin 13. mahallesinde bulunan Diller ve Medeniyetler Merkezini olusturur. Kütüphane, INALCOda öğretilen ya da arastırılan, çesitli alfabelerle yazılan dillerde uzmanlasmıstır.

Islam ve bilim
                                     

ⓘ Islam ve bilim

Islamın yoğun bir sekilde yayıldığı ve Islam devletlerinin yükseliste olduğu Islamın Altın Çağı olarak bilinen 8 ilâ 14. yüzyıllarda Islam topraklarında birçok bilim insanı yetismis ve bilimsel faaliyetler çok yoğunlasmıstır. Bilim anlamında ve Islam kültüründe önemli bir yere sahip olan özgün terim "ilim"dir ki bu sözcük Türkçede de bilim anlamında, ilim seklinde, eskimis olsa da, yer almaktadır.

                                     

1. Islamın Altın Çağı

Islamın Altın Çağı veya Islam Rönesansı, 8. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar Islam dünyasının yükselisini ifade eden dönemdir. Bu dönemlerde anatomi ve astronomi de öğretilmistir.

                                     

2. Kuran ile bilim iliskisi

Kuran ve bilim iliskisi Islam dünyasında Islam ve bilim iliskisinden ayrı olarak özel bir yere sahiptir. Bazı Islami çevreler Kuranın geçmis ve gelecek her seyi kapsadığı, dolayısıyla bilimsel gelismeleri ihmal edemeyeceği düsüncesinden hareketle Kuranın değisik ilmi kesif ve gelismelere isaret eden ayetler barındırdığına ve bu durumun mucize olusuna vurgu yaparlarken, bazı yazarlarca Kuran ayetlerini bilimsel verilerle yorumlama filoloji, belağat ve inanç açısından sakıncalı bulunmustur. Bazı kisiler Kuran ve bilim arasında cifr, Ebced gibi hurufi yöntemler kullanarak da bağlantı kurma ve Kuran ayetlerinden yeni anlamlar çıkartma eğilimindedirler. Alaka kelimesine yüklenen genetik kod anlamı veya Kuranda DNA ve RNAdan bahsedildiği iddiası bu eğilimin boyutlarını gösteren örneklerdendir.

Orhan Gökdemir "Din ve Devrim" isimli kitabında Kuranın malzemesinin eski inançlar olduğunu, bu sebeple Onda bilimsel tutarsızlık ve aykırılıklar bulunmasının Onun doğasında olduğu görüsünü ifade eder.

                                     

2.1. Kuran ile bilim iliskisi Kozmogoni ve kozmoloji

Yaratılıs Kuranın kendisine ait bir kozmogoniye sahip olup olmadığı tartısılabilir bir konudur. Kuranda Evrenin yaratılısı Sümer mitolojisine dayanan Tevrat anlatılarına benzemektedir; Kuranda gökler ve yerin önceden bitisik iken ikiye ayrıldığından, her seyin sudan yaratıldığından, gökler ve yerin 6 günde yaratıldığından bahsedilir. Kuranda 7 gök kavramıyla birlikte gökleri Allahın yukarıda tuttuğu ve düsmekten koruduğundan bahsedilir.

Islam kozmolojisinin bir diğer kaynağı olan hadislere göre insan ve evrenin yaratılısı arasında bir ayrım yapılmaz, dünyanın toplam ömrü yaratılısından kıyamete kadar 7000 yıldır ve bunun 5600 yılı Muhammedin zamanından önce geride kalmıstır.

Evren modeli Kurana göre Evrenin Dünya merkezli bir model yer üstü evren olarak tanımlandığı düsünülmektedir. Kuran ayetlerinde yeryüzü insanlar için dümdüz bir dösek haline getirilmis, Naziat Suresi 30 gökler evren, sema Dünya üzerinde 7 kat olarak düzenlenmis, gök lambaları olan yıldızlar 1. kat göğe s:Mülk Suresi: 5 yerlestirilmislerdir. Allah islam mitolojisinde Gökte Ars üzerinde oturarak Dünyayı idare eder. Ayrıca bu evren içerisinde melekler, ifritler, cinler, seytanlar gibi mitolojik veya yarı mitolojik yaratıklar bulunur.

Gezegen kavramı: Kuranda açıkça gezegen seyyare kavramı bulunmamakla birlikte bazı ayetlere bu anlamların yüklendiği görülmektedir.

"Hani Yusuf babasına: "Babacığım! Muhakkak ki ben on bir gezegeni Kevkeb, Günesi ve Ayı gördüm. Bana secde ediyorlardı" dedi." Bu surede Dünya ayrıca anıldığı için, 11 gezegen ile birlikte Kuranın toplam 12 gezegenin varlığından bahsettiği ifade edilir. Günümüzde gezegen sayısı 8 olarak kabul edilmektedir. Bilim insanları günes sisteminde binlerce olabileceğini varsaydıkları cüce gezegenler de en az bes adet olarak kabul edilir.

Dünyanın sekli ".Ve yeryüzünü de yayıp dösedi." Naziat Suresi, 30 Ayette geçen "deha" kelimesi geleneksel anlayısa göre yayıp dösemek, dümdüz yapmak anlamlarını ifade eder. Bu ve benzeri ayetlerin tercümeleri kelimenin kökeni ile ilgili tartısmalar açılarak bazı meal yazarları tarafından "yuvarlattı" ifadesi ile verilmektedir.

Medine Islam Üniversitesi rektörü Abdülaziz bin Baz 1910–1999 ise ayet ve hadislerin dıs görünümlerinden hareketle" Dünya’nın Sakin, Günes’in Hareketli Olduğuna ve Gezegenlere Çıkmanın Imkansızlığına Dair Akli ve Hissi Deliller” isimli, resmî makamlarca basılan risalesinde sunları söylemektedir:" Kim bunu iddia ederse küfür ve delalete düsmüs olur. Çünkü bu iddia hem Allah’ın, hem Kuran’ın, hem Peygamber’in reddidir. Bunu iddia eden kisi tövbeye davet edilir. Ederse ne ala! Aksi takdirde kafir ve dinden dönmüs bir kisi olarak öldürülür ve malı da Müslümanların hazinesine katılır."

Evrenin büyüklüğü Kurânda gök cisimleri Günes, Ay ve yıldızlardan ibarettir. Kuranda kıyamet sahnesi anlatılırken gök cisimlerinin hangi büyüklüklerde ele alındığını düsünmemize yarayacak bazı ifadeler bulunur; Tekvir, Mülk ve Cin surelerindeki ifadelerde yıldızlar haber çalmak için gökyüzüne çıkan seytanlara atılan taslardır ve kıyamet vakti geldiğinde yıldızlar yeryüzüne dökülürler ve hayat bu durumda da devam eder Tekvir 1-7. Ilgili ayetlerde atmosfere giren meteorlar yıldız için kullanılan isaret zamiri ile anılmıstır. Evrenin sonu Tekvir Suresinde anlatılan Kıyamet sahneleri evrenin sonu ile ilgili teorilerden büzüsme ve kendi içerisine kapanma teorisini andırır: Kıyamet yaklastığında Günes dürülür ve yıldızlar yeryüzüne dökülür, dağlar yürütülür ve denizler tutusturulur, ancak bu durumda bile hayat devam etmektedir.

Hadislere göre "Kıyamet günü günes yeryüzüne yaklasır ve insanlar terlemeye baslar. Kiminin teri topuklarına, kimininki baldırlarının yarısına, kimisininki dizlerine, kimininki uyluklarına ve kimilerinin teri ise ağzına kadar varır, kimi de vardır ki, onun teri boyunu dahi asar.

Bugünkü bilimsel anlayıs, evrenin genislemekte, galaksilerin birbirlerinden uzaklasmakta olduğunun ve karanlık enerjinin kesfi ile birlikte evrensel geri dönüs ve büzüsme teorisini rafa kaldırmıstır.



                                     

2.2. Kuran ile bilim iliskisi Dünya tarihi ve insan

Kuranda Dünyanın jeolojik tarihi ile iliskin ifadeler bulunur.

Beseri tarih ise Âdemle baslatılır. Insanın yaratılısı ve evrimi: Kurana göre insan bir erkek ve bir disi seklinde yaratılarak Cennetten dünyaya indirilmis bir çiftten çoğalmıs bir nesildir. Insan erkek, Âdem Kurana göre sudan Furkan 54, Nur 45, topraktan Rum 20 ve süzülmüs, sekil verilmis, pisirilmis çamurdan Enam 2, Secde 7 yaratılmıstır. Kadın ise hadislere göre Havva, kaburga kemiği alınıp kullanılarak Âdemden yaratılmıstır. Ancak ilk insanlar Nuh örneğinde görülebileceği gibi bin yıl veya daha fazla yasayabilmekteydiler. Hadislerde bu insanların uzun boylu 60 zira yani yaklasık 35-48 metre olmalarından bahsedilir. Kuranda ilk insan olarak Âdemin ismi defalarca anılmasına rağmen esinden ismiyle bahsedilmez.

Islam bilginlerinin az bir kısmı insanın evrimi bilgisini Kurana aykırı bulmaz ve bu bilimsel veriyi desteklediğini düsündükleri birkaç ayeti de kanıt olarak ileri sürerler. Çoğunluk ise Kuran anlatımlarının evrimi desteklemediği görüsünü benimsemislerdir.

Tufan ikinci bir yaratılıs asamasıdır. Babil Kulesi, Kârûn Kreisos, Büyük Iskender gibi bazı tarihsel yapı ve kisiliklerin Kuran anlatıları ile bağlantılı olduğu düsünülür.

Kuranda yeryüzünün sularla kaplanmasıyla Nuhun gemisine alınan bazı insan ve hayvanlarla canlı türlerinin devam ettiğini anlatan Tufan, Yunus peygamberi yutan bir balığın hadislere göre Akdenizden Ninovaya kadar göç etmesi gibi anlatılar paleontoloji, coğrafya ve tarih bilimi açısından üzerinde durulabilecek anlatımlardır.

Zaman ölçümü Kuran takvim olarak o güne kadar Araplarda kullanılmakta olan 12li Ay takvimini kamerî aylar esas almıs, ancak o zamana kadar kullanılmakta olan ve her yıl mevsimlerin ve ayların çok az bir farkla sabit kalmalarını sağlayan "nesi" uygulamasını "küfürde ileri gitmek" seklinde bir niteleme ile yasaklamıstır.Tevbe suresi:36-37 Böylece her yıl bir önceki yıla göre 11 gün erken gelen ve 33 yılda bütün bir bütün yılı dolasan hicrî takvim mesru kılınmıs, mevsimlerle uyumsuz bir takvim seçilmistir. Embriyoloji

Kuranda insanın anne karnında embriyonik gelisim asamaları ile ilgili ifadeler bulunur: "Süphesiz ki biz insanı "süzme çamur"dan yarattık. Sonra onu sağlam bir karargâhta yerlestirdik. Sonra o nutfeyi "aleka"ya çevirdik. Derken alekayı da "mudğa" yaptık. O mudğayı da kemikler hâline çevirdik. O kemiklere et giydirdik. Daha sonra onu bambaska bir yaratılısla insâ etttik." 23:12-14

Kuranın bu ve diğer bazı ayetlerinden, Onun organların gelisim sırasını verdiği iddiaları da öne sürülmüstür. Bu ifadeler bazılarınca mucize olarak değerlendirilirken, karsıt görüste olanlara göre verilen bilgiler yanlıs olmasının yanında Antik Yunanistandan Galen 129-216 gibi bilginlerin kendi zamanlarındaki bilgi seviyelerine göre ifade ettikleri düsüncelere dayanmaktadırlar.

                                     

2.3. Kuran ile bilim iliskisi Diğer konu baslıkları

Kurandaki bazı ifadeler asağıda verilen konu baslıklarıyla ilgili bulunur.

Dünya ve Evren: Dünyanın dönmesi, dağların hareket etmesi levha tektoniği ve Evrenin genislemesi, big bang teorisi, ozon tabakası, yüzey gerilimi, asılayıcı rüzgarlar.

Insan: Döllenme, parmak izleri.

Canlılar: Her seyin çift yaratılması.

Teknoloji: Elektrik, ısınlama ile esya nakli, hayvanlarla iletisim.

Demirin indirilmesi: "…Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için yararlar bulunan demiri de indirdik… Hadid Suresi, 25 Dünyanın ilk evrimsel asamalarında gerçeklestiği iddia edilen ağır metallerin dıs uzaydan Dünya üzerine çökme veya yığılma suretiyle, Dünyada olusması mümkün olmayan bu elementlere Dünyanın sahip olduğu bilgisi ile Hadid Suresi 25. ayet arasında bağlantı kurulur.

Uzaya gidis: Kuran ayetlerinde uzayın kesfi ve uzaya gidisin haber verildiği de iddia edilir: "Ey cin ve insan toplulukları! Eğer göklerin ve yerin kenarından çıkıp gidebilirseniz, haydi çıkın. Halbuki siz ancak büyük bir kuvvetle çıkabilirsiniz." Rahman, 33

                                     

2.4. Kuran ile bilim iliskisi Kuranda matematik ve rakamsal değerler

Kuranda matematik seriat hukukunda miras probleminin çözümü amacıyla kullanılır. Bu ayetlerde payın paydadan yüksek olusu bazı arastırmacıların dikkatlerini çekmistir.

Batıni-Hurufi anlayısında Kurandaki bazı ayet, ayet parçacıkları ve kelimelerin görünür anlamlar dısında derin anlamları olduğuna ve bu anlamların çok daha önemli olduğuna inanılır. Bunun yanında birtakım kelimelerin tekrar sayıları, yer aldığı sure ve ayet numaraları ve ayetlerden Ebced yöntemiyle çıkartılan rakamsal değerlerin anlamlı ve mucize yönlerine inanılır.

Ayrıca Kuranda 19 sayısı ve katları ile ilgili sifreleme yapıldığı iddiaları bulunur.

                                     

2.5. Kuran ile bilim iliskisi Mucize olduğu iddiaları ve elestiriler

Kuran ilim iliskisi ile ilgili farklı elestiriler de getirilmistir. Buna göre ayetlerden kastedilmeyen anlamların çıkartılması, ayetlerin çarpıtılarak bilimsel sonuçlar elde edilmesi, bilimin çarpıtılarak ayetlere yaklastırılması bu elestirilerden bazılarıdır.

Islam dünyasında yaygınlasan bir akım Kuranın bilimsel bulguları insanların bu bilgilere ulasmasından çok daha önceki bir tarihte açıkladığı veya isaret ettiği, bu sebeple mucize olduğuna yönelik yayınlardır. Bu akımın batıdaki öncüsü Maurice Bucailledir ve akım onun ismine izafe edilerek Bucailleizm olarak isimlendirilir. Bazı arastırmacılar bu iddiaları sözdebilim olarak nitelemislerdir. Bakınız: "Scientific foreknowledge in sacred texts" 16 Ekim 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arsivlendi.

Uzaya gidis Iddia Kurana muhalif çevrelerce de değerlendirilerek ayetlerin bahsedilen konu ile ilgisiz ve mucize olarak düsünülemeyecek sözlerden ibaret olduğu ifade edilmistir. Demirin indirilmesi Bu iddiaya ayette kullanılan enzelna kelimesi irdelenerek, metalik demirin ilk kesfinin meteorlar üzerinde gerçeklestiği, bu sebeple eski medeniyetlerde demirin "göklerin armağanı" seklinde isimlendirildiği seklinde açıklamalar da yapılmıstır. Ebced değerleri Değerlendirmelerin su anda mevcut olmayan, Kuranın yazım dönemindeki orijinal Kuran üzerinde yapılmadığı, daha sonraki dönemlerde yapılan düzenleme, sıralama, numaralandırma, elif, vav, ye, lamelif vb. harfler ve noktalama isaretleri eklenmesi gibi sekille ilgili çalısmaların sonuçları ile ilgili olduğu, farklı Kuran yazımlarında bu rakam ve çıkarımların birbirini tutmayan sonuçlar vereceği, ayrıca ayet parçacıklarının istenilen yerlerden kesilip biçilerek bu değerlerin olusturulduğu bilgilerinin ilgili sonuçlara eklenmesi gerekmektedir.
Free and no ads
no need to download or install

Pino - logical board game which is based on tactics and strategy. In general this is a remix of chess, checkers and corners. The game develops imagination, concentration, teaches how to solve tasks, plan their own actions and of course to think logically. It does not matter how much pieces you have, the main thing is how they are placement!

online intellectual game →