Back

ⓘ Entelektüel




                                               

Yavuz Yiğit

Entelektüel
                                     

ⓘ Entelektüel

Entelektüel ya da aydın veya münevver, zekâsını ve analitik düsünme yetisini mesleği gereği ya da sahsî amaçlarına erismekte kullanan kisi. Entelektüel kelimesinin kökeni Latince intellectus sözcüğüne dayanır ve günümüzde genellikle su anlamlardan birinde kullanılır:

  • Kapsamlı bilgi ve birikim gerektiren soyut konularla derinlemesine ilgilenen kisi.
  • Kültür ve sanat konularında uzman kabul edilen, bu konulardaki bilgisi birikimi kültürel bir otorite olmasına olanak sağlayan ve toplum karsısında çesitli konularda değerlendirmeler yapan kisi.
  • Mesleği, mal ve hizmet üreten diğer meslek gruplarından farklı olarak, fikir ve bilgi üretmek ve/veya yaymak olan kisi akademisyenler, bilim insanları vb.

Geçmiste tahsilli, bilgili kisiye münevver denilirdi. Daha sonraları aydın sözcüğü "kültürlü, okumus, görgülü, ileri düsünceli kimse" anlamında kullanılmaya baslandı.

                                     

1. Tarihçe

Ilk toplumlarda sefler, samanlar, din adamları, filozoflar; düsünüs, bilgi ve kavrayıs önderleri oldular. Ancak Rönesanstan günümüze filozoflar, bilim insanları, sanatçılar,Ansiklopedistler bilgi ile toplumları değisime uğratabilmislerdir. Buna rağmen ilk entelektüelden, Platondan Aristodan bu yana günes altında yeni bir sey yoktur. Terim entelijensiya seklinde genis çapta fikir dünyası kisilerini tanımlamada kullanılmaktadır. 19. yüzyılda Rusya ve Polonyadaki önder anlamı eskimistir.

Entelektüel; yazı bulunmadan önce pagan toplumlarda bilinen bütün bilgilerin aktarıcısı konumundaki kisiler olarak ortaya çıkarlar. Genelde felsefi anlamda doğa/insan yabancılasması süreci üzerine makro bazda bilgi birikimi olan kisilerdir. Burada dikkatten kaçmaması gereken "ulus" kavramının olustuğu 1789 yılından yaklasık bir yüz yıl öncesine kadar sadece hümanistik değer yargıları ve doğa bilimlerin ile güncel problemlerin çözümünde gereksinim duyulan her veriye üst düzeyde ulasabilmek için yeterli beyin gelisimine sahip olan kisidir. "Bütün düsünceleri ve ürettiği verilerde hiçbir ırk etnisite / grup veya tam doğru deyimle insan topluluğu kategorisi çıkarları doğrultusunda durusu olmayan" olarak da tanımlanabilir.

Günümüzde, bütün dinler ve uluslar ile etnisiteler karsısında "seküler" hepsine bilge insan kimliği ile esit mesafede durusu olan her konuda "veri/bilgi"nin nerede olduğunu bilen ve süratle ulasabilen bu kimliği ile ham bilgiyi uluslarüstü kullanılabilir veri haline getirip makro bazda insanlığın kullanımına açan kisidir.

Ulus ve "ulus devlet" kavramlarının ortaya çıkmasından sonra entelektüel tanımı ile aydın tanımı karıstırılmaya baslanmıstır. Aydın; genelde "kendine göre doğru savlar için bilgi/veri toplayan" kisidir ve bu bağlamda çok okumus bir insandır. Bilgisini Insanlık için değil güncel "ulus/etnisite" aidiyeti amaçlı kullanan kisidir.

Osmanlıda ulemalar alimler bilgiyi kuran, tasıyan, egemen hale getiren bir sınıftı. Cumhuriyette ise Türk aydınlanmasının aydınları ortaya çıktı. Fikir dünyasına ait bu tanım iki tip aydın üretti: Ruhban, gelenekçi entelektüel ve laik, yenilikçi entelektüel. Her ikisinde de Ilk Çağdan kalma misyonculuk, yani cahil kitleyi bilgili etme tavrı görüldü. Kavramın öznesi Yeni Çağda bilginin bireysellesmesi ve spekülatiften aksiyona geçmesiyle bir sınıfın, bir ideolojinin temsilcisi olarak yerlesti. Siyasi iktidarın karsısında oldu.

                                     

2. Kaynakça

  • Gordon Marshall, Sosyoloji Sözlüğü, Bilim ve Sanat, Ank.1999.
  • Cemil Meriç, Bu Ülke, Iletisim Y. 1996.
  • Niyazi Berkes, Türk Düsününde Batı Sorunu, 1978.
  • Büyük Sovyet Ansiklopedisi, Intelligentsia maddesinin Türkçe çevirisi 11 Nisan 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arsivlendi., çev. S. Erdem Türközü ve Eren Buğlalılar, 2015.
  • Hilmi Ziya Ülken, Türkiyede Çağdas Düsünce Tarihi, 1977.
  • Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, 1976 bs.
  • Cogito, s.31, Bahar 2002.